Bir Öykü Ve Bir Meydan Okuma

image

Aşağıdaki fotoğraflara geçmeden önce, Öteki Dergi’de Eylül ayı için yazdığım fotoğraf hikayesinin linkini ekleyeyim öncelikle. Bu ay üçüncü hikayem Öteki Dergi’de yayınlanmış oldu böylece. Diğer iki öykünün linklerini daha eski gönderilerde bulabilirsiniz. 22 isimli öykümü ise buradan okuyabilirsiniz. Hatta okursanız mutlu olurum😉

Gelelim aşağıdaki bir dizi fotoğrafa; Instagram severek kullandığım bir sosyal medya platformu. Fakat bazı zamanlar çok vakit harcadığımı da düşündürmüyor değildi son zamanlarda.  Geçenlerde (9 gün evvel) aslında tanımadığım, ama tanıdığım ve sevdiğim insanların tanıdığı Ahmet Alpat’ın başlattığı bir meydan okumaya tesadüf ettim; ismi #30gunlukchellenge .Bu meydan okumadaki amaç, günde maksimum bir fotoğraf ekleyip altına da o karenin çekilme hikayesini kısaca yazmak. Bana çok keyifli geldiği için katıldım.  Ve ilk 9 gün aşağıdaki fotoğraf karelerini ve altındaki kısacık hikayelerini paylaştım. Sadece Instagram’da değil, blogumda da bir anı olarak kalsınlar istedim ve oradaki etiketleri bile değiştirmeden direkt kopyaladım.

image

Camda kelebek ☁
#30gunlukchallenge 1. Gün: Şimdi her kelebek gördüğümde gittiğim yer aynı hafızamda. 10 yaş civarındayız. 11 tane ipek böceği tırtılı besliyoruz. Hayalimde çok zarif bir kelebeğe dönüşeceğini düşünerek özenle bakıyorum onlara. Büyüyüp koza örüyorlar. Netice hüsran; kozadan çıkan kelebekler çok tombik, çok siyah ve minicik kanatlı. Basbayağı çirkinler🙂

image

#30gunlukchallenge 2.gün : Bir selfie ile geldim 🍃 Yedigöller’in yedincisinin aşağısında bulunan şelale burası. Sayısız yosunlu basamak inip ulaşmıştık buraya. Bu kadar aşağı indikten sonra da nedense suyun kaynağına doğru geri tırmanmıştık.
Ve bir de ben bugün sanırım hayatımda geçirdiğim enn telaşsız arefe gününü geçirdim.🙂 Şimdiden herkese hayırlı bayramlar

image

Ben küçükken her bayram Kayseri’ye giderdik ve babaannem her bayram sabahı kahvaltısında nohutlu etli yahni yemeği ve pilav yapardı, yanında da üzüm hoşafı. Erkekler bayram namazından gelir gelmez yenirdi yemek. Çocukken yarı vejetaryen takıldığım için hiç hoşlanmazdım bayram sabahlarından.🙂 Halbuki birlikte olmak ne güzelmiş, sevdiklerini teker teker yitirince anliyor insan… Kayseri’de hâlâ bu adet devam ediyor mu bilemiyorum ama biz halen bayram kahvaltılarını büyüklerimizle yemeye devam ediyoruz; ama  yahnisiz. Bizler “Nerede o eski bayramlar?” derken çocuklugumuza özlemin yanı sıra giderek sekülerleşen hayat tarzımız sayesinde kaybolan değerlerimizi de arıyoruz belki. Yine de elimizden geldiği kadar dini ve milli değerlerimizi çocuklarımıza yaşatmaya çalışarak… Bayramınız mübarek olsun. İyiliklere, güzelliklere vesile olsun.🍬💚 🍬(Foto arşivden, 35mm lensi ilk aldığımız zamanlardan bir kahvaltı masasından kalma, annemin kahvaltı sofrasını fotoğraflamaya fırsatım olmadı) #30gunlukchallenge 3.gün #eidmubarak #bayram #kurban #عيد الأضحى

image

Bizde Kurban bayramının ilk gününün akşamı değişmez ritüeldir. Şehrin arka sokaklarında metruk evlerin arasında dolaşırız eşimle. Lambası yanan evlerin kapısını çalar tanımadığımız insanlarla bayramlaşırız. Elimizdeki kurban paylarından bırakır, payımıza da bazen dua, bazen sevinç, bazen gözyaşı ama bolca şaşkınlık alırız.  Kurban yardımlaşmak demek değil midir zaten? Ve sadece kurbana mahsus olmamak üzere, birlikte yapılan onca şey arasında belki de en çok huzur verenidir bizim için vermek… #30gunlukchallenge 4.gün #bayram #eidmubarak

image

Lokum&bisküvi. Babam nostaljik bayram şekeri almış. Eskiden pek kıymetliymiş bu ikili. 80lerin sonuna doğru, ben 7-8 yaşlarında ya var ya yokum, o yıllar yaz tatillerinin 1 haftasını köyde geçiriyoruz. O yaz da bir köy düğününe denk geldik. Anneannem elimizden tutup götürdü. Avlulu bir evin avlusuna köy kahvesinden tahta sandalyeler dizilmiş, sadece kadınlar var, çalıp oynuyorlar. Bu sırada iki kişi ellerinde kocaman çay tepsilerine yığılmış bisküvi ve lokumları dağıtıyor. İki bisküvi bir lokum alıp sandviç yapıyoruz. Damdan aşağı bakan bir kaç delikanlı var. Herkes onların farkında ama onlar yine de gizlenip izliyorlar🙂 Anneannem gevrek gevrek gülüyor; “Biz kızken de bayram günlerinde harman yerinde toplanıp oyunlar oynardık. Evlenecek delağnılar da saklanıp seyrederlerdi”  diye anlatmaya başlıyor. #30gunlukchallenge 5.gün

image

Hasan Dağı. Bugün tam buradan geçerken radyoda Erkan Oğur söylemeye başladı; “Zeynep bu güzellik var mı soyunda?” Eylül Zeynep’in~3 birden gözleri büyüdü, çalan şarkıya dikkat kesilip; “Aaaa hani beni sallarken, hani vardı yaaa?” Evet neredeyse 1 yıl öncesine kadar ninni niyetine söylediğim türkü. Hatırlamasına çok şaşırdım. 😇”Zeynep’im Zeynep’im Allı Zeynep’im,
Beş Köyün İçinde Şanlı Zeynep’im”🎶 #30gunlukchallenge 6.gün

image

Hayat ufak tefek sıkıntılara kafa yormakla geçiyor; daha büyüklerini düşünmemek için. Bugünün sıkıntısı İletişim Yayınları’nın kitap sırtı yazılarının yönü. Diger tüm yayınevlerinin aksine yazılar sağa bakıyor. (Araya bir YKY kitabı sıkıştırdım rahat anlaşılsın diye) Yazarlarının çoğunun siyasi duruşlarına da ters üstelik bu durum. 😅 Esasında hiçbir önemi olmayan bu husus benim neden dikkatimi çekiyor o da ayrı bir muamma. Kitaplık düzenlerken degil de aslında tatilde İlhami Algör kitaplarının fotoğraflarını çekmeye çalışırken dikkatimi çekmişti bu.(Blogda da bu yüzden son yazımın fotoğrafı ters/tepetaklak) Gelelim bu acayipliğe takılıp unutmaya çalıştığım esas büyük sıkıntıma; 3 aylık koca bir tatilin ardından yarın iş başı yapıyorum. Devasa bir Pazartesi sendromu ile karşı karşıyayım. 💆Ama tesellim şu, biliyorum ki yarın öğrencilerimle sarılıp sarmaşınca hepsi geçecek. 👧👧👧👧👧👧😦#30gunlukchallenge 7.gün

image

Uykusuz ve kabuslu bir gecenin sabahında çakı gibi ayaktayım evelAllah🙂 Yeni bir yıl, yeni öğrenciler, heyecan, coşku, bol gülücüklü simalar, ders programlarını inceleme, özlenen arkadaşlar, eski öğrencilerin ziyaretleri vs. derken günün yarısı bitti bile. Ne sendrom kaldı, ne stres. Yalnız neredeyse tüm kadro takım elbiseleri çekip gelmiş ben ise böyle kot gömlek, kot etek, bez çanta&ayakkabı derken klişe öğretmen giyim tarzına pek de ayak uyduramamışım sanki :)) olsun biz böyle seviyoruz hem di mi?😉 Güzel bir yıl olur inşaallah, herkes açısından… #30gunlukchallenge 8.gün

image

Nakış bilmeden nakış işleyebilengillerden biri olarak geçen kış ve ilkbahar mevsimlerinde kendi kişisel nakış tarihime bunları eklemişim. Herbirinin bir anlamı var, hem zahiren hem batınen. Görünürdeki anlamları belki zarif bir hediye ya da baktıkça; “Ne de güzel yapmışım aman da aman” denilerek mutlu olunan ufak tefek sevimli şeyler. Ama iç yüzünde hem herbirinin şekil itibariyla yüklendiği simgesel anlamlar, hem de işlendiği zaman itibariyla bana hatirlattiklari var. Mesela şu ortadaki pembe çiçekli ağaç… Çocuk gibi sevinçli hissettiğim bir zaman diliminde çıktı ortaya. Yine şu ağaçta oturup kitap okuyan kız, birazcık umutsuz hissettigim bir zamanı temsil ediyor. Kırmızı bisikletli ayraclar, bisikletten nem kapanlara inat hediye🙂 O renkli anahtar ise dua niyetine; “Ya müfettihal ebvab….” #30gunlukchallenge 9.gün

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı İzdüşüm içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s