Kitap Tanıtımı #103 Mavi Kuş

Mavi Kuş

Ne zaman bir Mustafa Kutlu kitabı okusam gelip buraya aynı satırları yazıyorum. Evet onun cümlelerini özlüyorum, evet sürekli değilse de arada bir onun kitaplarını okumak ruhumu dinlendiriyor, evet her defasında çok yakınındaymışım da o anlatıyormuş ben de dinliyormuşum hissine kapılıyorum, hikayeler hep hayatın içinden, sıcak, samimi, gerçekçi. Ne zaman hoşuma gitmeyen kitaplar okusam sonrasında hemen bir Kutlu kitabı okuma ihtiyacı hissediyorum. Hoşuma gitmeyen kitap demişken ne okuduğumu hiç yazmayayım buraya.  Sadece şunu belirtmeliyim ki; kitap seçerken, çok satanlar, bolca okunup aşırı övülenler tuzağına düşmeyin benim gibi.

Her neyse ben güzelim kitabıma geri döneyim. Mavi Kuş da Mustafa Kutlu’nun diğer kitapları gibi Dergâh Yayınları’ndan çıkmış bir eser. İlk baskısını 2002 yılının Eylül ayında yapmış. Ben 21. baskıdan okudum. Toplam 210 sayfadan oluşan kitabın kapak resmi de yazar tarafından çizilmiş.

İsminden yola çıkarak içerisinde mavi renkli bir kuştan bahsedildiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Mavi kuş kitap kapağında resmedilen otobüsün ismi. Mavi renkli otobüsün ön kapısında beyaz bir kuş resmi var altında da “Mavi Kuş” yazısı. İşte otobüsün ismi de buradan geliyor. Mustafa Kutlu ilk bölümde adeta okuyucuyu elinden tutarak Mavi Kuş’un kasabasını gezdirerek tanıtır. Kasaba meydanına bakan tüm dükkanları tek tek gezdirir. Bu gezinti esnasında okuyucuyu hem gülümsetir hem düşündürür. Mesela şişman kıllı kasabın dükkanda keman çalması şaşırtıcıdır, ya da kuyumcu Nazım Efendi’nin kasabın çırağını elinde kelle ile kapıda gördüğünde korkması  merak uyandırıcı, Aynalı Lokanta’dan bahsedişi de çok derindir aslında, düşündürücü. Der ki;

“Ama insan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibaret? Ayna dediğin, taşı toprağı, evi sokağı da gösteriyor. Mühim olan bu vücudun içini görebilmek. Kalbin aynasında ne var, ona ulaşabilmek.”Sayfa 15

Mustafa Kutlu ilk bölümde kasabayı tasviri o kadar uzatır ki, bölüm sonunda şu cümleler ile kendini ve hatta okuyucuyu tatlı bir dille eleştirir;

“Ne kadar da gevezelik çukuruna düşmeden şu kasaba meydanını çepeçevre kuşatan binaları, dükkanları, insanları sayalım-söyleyelim dediysek de lafı uzattık. ‘Uzat arkadaş, sen bu mekanda bir serüven, bir facia, tadından yenmez bir macera anlatacak değil misin, o zaman iyicene döktür, lafın belini kır, biz burda oturmuş kuzu kuzu dinliyoruz’ derseniz, bu olmaz işte. Yahu ben meddah mıyım? Ara sıra omzumdaki havlu ile alnımın terini silipi ‘Ey yârenler, nerde kalmıştık bakalım’ diye mevzuyu çekip uzattıktan, tadını kaçırdıktan sonra toparlamaya çalışacak. Hayır, hayır!.. Bu hikaye ile roman arasında bir kitap.”Sayfa 17

Kasabanın ayrıntılı tasviri tamamlanınca Mavi Kuş’un o günkü seferine binecek şahısların tanıtımına geçilir. Şoför Deli Kenan, muavin Seyfi ve diğer müşteriler ayrıntılarıyla tanıtılır. Her karakter ayrı ayrı sempatik ve ilginçtir. Her karakteri ben de buraya aktarmak isterdim esasında ama o kadar yazmak yazara haksızlık olur kanaatindeyim. Ve karakterlerden birinden bahsederken der ki;

“Hiç kimse dışarıdan görüldüğü gibi değildir ve bir insanı tanımak yıllar alır.”Sayfa 44

Mustafa Kutlu’nun diğer kitaplarında da olduğu gibi, hikayelerinin bir de dönemin sosyolojik ve kültürel yapısını tanıtma durumu da vardır. Hatta buradan yola çıkılarak günümüz taşra yaşantısı ile hikayenin geçtiği yıllarda yaşanan yaşam kıyaslanır. Okuyucu geçmişe özlem hisseder, ki yazar da aynı hislerdedir.  Gerçi insanların halen o kadar içten ve samimi olmalarını kim istemez ki?

O yıllarda taşra böyledir. Küçük ve sıcak. Yoksul ve samimi. İçedönük ve derin. Herkes birbirini tanır, birbirini sever, dert dinler, naz çeker, küser, barışır, kavga eder, çekiştirir, eğlenir, üzülür, ibadet eder; doğumda, cenazede, düğünde, bayramda bir araya gelir. Burada sanki fert yok, sadece cemiyet vardır. Oysa bu dış görünüş bir aldanmadan ibarettir. Taşrada fert cemiyete tahakküm edemez; Cemiyet de ferdi alabildiğine ezemez. Herkes ve her şey bir ilahi hudut, bir hiyerarşi, asırların oluşturduğu bir âhenk ve düzen içinde kendine bir yer bulur”Sayfa 72

Derken Mavi Kuş yolcularını kasabadan tiren istasyonuna götürmek için hareket eder. Mavi Kuş tıpkı bir masal otobüsüdür. Şoförü Deli Kenan sürekli salatalık yemekte ve kucağındaki ismi “Kedi” olan kediyi okşayarak otobüsü kullanmaktadır. Kedi önemlidir, hatta ked olmadan yola çıkmışsa yarı yoldan geri dönüp kediyi aldığı bile vakîdir. Bu bölümde kediden bahsedilirken bence kitabın en akılda kalıcı cümlesini de dile getirir Deli Kenan vasıtasıyla Mustafa Kutlu. Kedi gecikince ona “ulan alçak, ulan namussuz nerde kaldın sen?” diye mütebessim bir ifadeyle okşayarak hitap eder. Yolculardan biri şaşırır  ve kediyi çok sevdiği halde neden böyle hitap ettiğini sorar. Cevap alışılagelmiştir, Kenan kendisinden biz diye söz edip ‘biz sevdiklerimize ara-sıra böyle deriz’ der. Kız sorar; ‘Ya sevmediklerinize?’ İşte tam da burada bahsettiğim cümle gelir;

“Bizim sevmediğimiz kimse yoktur. Belki gönlümüze biraz serin gelenler vardır.”Sayfa 64

Demiştim ya Mavi Kuş tıpkı bir masal otobüsü gibidir. Okuyucuya içerisinde olup seyahat etme isteği uyandıracak kadar güzeldir anlatılanlar. Kapaktaki resimde bir de uçurtma uçmaktadır peşi sıra.

“İşte bozkırın ortasından geçip giden bir otobüs. Otobüsün ardı sıra uçup gelen bir uçurtma. Sanki bir çizgi-roman. Sanki bir çocuk resmi. Bir masal minyatürü.”Sayfa 86

Bu yolculuk kâh gülümsetir ve hatta kıkır kıkır güldürür okuyucuyu kâh hüzünlendirir de boğazında düğümler oluşturur. Kitabın sonu ise gerçekten çok ilginç, beklenmedik ve şaşırtıcı.Karakterler, olaylar, mekan, zaman nasıl da bizden… Allah uzun ömür versin bol bol yazsın diyorum her kitabını bitirdiğimde.

Kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap, okuyun vesselam…😉

PS: Fotoğrafı da az önce çektim. Nur içinde yatsın anneannemden yadigar kirpikli bakır sahan ile poz verdirdim Mavi Kuş’a🙂

 

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kitap Tanıtımı #103 Mavi Kuş için 6 cevap

  1. kuzen dedi ki:

    Ah Fatma Zehra… Senin böyle çok kitap okumana hatta okumak değil içinde yaşamana nasıl gıpta ediyorum bir bilsen🙂 Kitap yazılarını okumak da ayrı keyifli. Çok yorum yazan biri değilim o yüzden hep yazmıyorum ama bil ki hep okuyorum🙂 Sevgiler..

  2. Şahika dedi ki:

    Ah Fatma Zehra… Senin böyle çok kitap okumana hatta okumak değil içinde yaşamana nasıl gıpta ediyorum bir bilsen🙂 Kitap yazılarını okumak da ayrı keyifli. Çok yorum yazan biri değilim o yüzden hep yazmıyorum ama bil ki hep okuyorum🙂 Sevgiler..

  3. More dedi ki:

    Küçük prens tarzını andıran hatta daha güzel olduğuna inandığım bir kapağı var. Biraz önce sipariş verdim🙂

    • zehrasunay dedi ki:

      İnşallah seversin🙂

      • muharremata dedi ki:

        Sürükleyici okuması gayet keyifli bir hikaye idi. İlk etapta kasaba meydanı tanıtılırken uzun sürmesi sebebiyle biraz sıkılır gibi olmuştum ama sonra Deli Kenan ve bitmek bilmeyen salatalığı ile birlikte keyfim yerine geldi. Kediyi kedi olarak sevmesi de ayrı bir güzeldi🙂

      • zehrasunay dedi ki:

        Çok eğlenceli bölümlerdi di mi🙂

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s