Kitap Tanıtımı #97 Bir Ruh Macerası

aysesasa1BİR RUH MACERASI

Yazar: Ayşe Şasa

Kitap İlk baskısını Temmuz 2009’da Timaş Yayınları’ndan yapmış. Ben ne yazık ki Ayşe Şasa’nın vefatından sonra okuyorum. İlk bakışta Ayşe Şasa’nın ruh dünyasına ağırlık verdiği bir otobiyografi gibi görünse de aslında dönemin ülkemiz ve insanlar açısından  sosyoloji yapısını da aktarıyor. 160 sayfadan oluşan kitap bir söyleşi tarzında yazılmış. Ayşe Şasa’ya sorular sorup kayda alan isimler; Leyla İpekçi, Meryem Atlas ve Berat Demirci.

1941 yılında İstanbul’da doğmuş Ayşe Şasa. Rauf Orbay kendisinin büyük dayısı oluyor. Anne ve babasının batı hayranlığı nedeniyle varlıklı bir ailede duygusal yoksunluklar içerisinde Avrupalı mürebbiyeler elinde büyüyor. Daha doğar doğmaz annesinin erkek bebek beklentisini karşılayamayarak onu hayal kırıklığına uğratıyor ve orada başlıyor yalnızlık; annesi ona süt vermeyi reddediyor…

Çocukluğunu geçirdiği ev lüks ve karanlık bir şato gibi resmedilmiş kitapta. Aile varsıl. Büyük bahçeli kocaman salonlu bir konakta yaşıyorlar. Baba spora meraklı ve hatta kaptanı ve miçosu olan bir de kotraları bile var. Evde aile efradından çok hizmetçi, mürebbiye, kaptan, miço, bahçevan gibi insanlar yaşıyor. Ayşe Şasa kendisini aileye değil de o insanlara daha yakın hissediyor. Bunu da şu şekilde ifade ediyor; “Bu insanlar sade yaşayan, çoğu inançları olan klasik halk tipleriydi. Ben duygusal olarak bir aidiyet söz konusuysa hep o tarafa meylederdim. Hep o insanlara bir sevgi duyar; onlarla bir ittifak kurmaya çalışırdım, hep onlara sığınırdım. Onların anlayışına, onların sevgisine… Ta baştan beri böyle bir şey vardı. Kendimi onlarla aynı safta görürdüm.”

birruhmacerası2

Çocukluğuna dair kitapta şöyle bir soru sorulumuş ;“Eve geldiğinizde rahatlıyor musunuz?”  Hayır diyor, “Ev sığınacağım bir yer olmadı hiçbir zaman”. İleride yaşayacağı ruhsal problemlerin dayanağı olarak çocukluk yıllarını görüyor ve hatıralarını naklederken şöyle bir şey de aktarıyor; Yedi sekiz yaşlarındaydım, bir kağıda “Ben çok yalnız bir çocuğum, bu şişeyi bulan lütfen beni arasın!” diye bir not yazıyorum… Şişeyi denize atıp, rıhtımdan uzaklaşmasını seyrediyorum.” Ne büyük çaresizlik…

Anne ve babasının hayatını sosyolojik olarak tahlil ederken şu cümleyi kuruyor; “Anne ve babamın kuşağı, çift kimlik veya parçalanmış kimliklerle dolaşıyorlar; işte annem bir tarafta geleneğe bağlı, bir tarafta Batı’yı idealize ediyor; ama arkadan gelen bana geleneğe ait hiç birşey verilmiyor. Dolayısıyla Ayşe Şasa ve onun gibiler serada yetişmiş bir bitki gibi Batı mahsulü özel aşılarla, özel ilaçlarla yetiştiriliyor.”

Hatıralarından bahsederken on altı yaşındayken Şişli’deki La Paix Akıl Hastanesi’nin önünden geçerken “Hakikate vasıl olmama vesile olacaksa yolumun bu hastaneden geçmesine razıyım” dediğini aktarıyor. Bir dilek bu ve bu dilek gelecekte kabul olunuyor…

birruhmacerasi3

Kitapta Ayşe Şasa’nın gençlik yıllarında sol ideolojiden nasıl etkilendiği, burjuvaziye karşı nasıl marksizmden etkilendiği ve bunun da kendisi açısından nasıl bir çıkmaza sebep olduğu anlatılıyor. Yeşilçam’da yönetmen asistanlığı yapıyor, senaryolar yazıyor, Vedat Türkali’nin sekreterliğini yapıyor, Kemal Tahir ile çok yakın; manevi babam diyor. Ve ilk evliliğini anne babasına inat olsun diye onların hiç onaylamadığı biriyle yapıyor. Parasızlık çekiyor ve kısa sürede boşanıyor. Çocukluğundan itibaren hırpalanan ruhu şizofreni kıyısında nevrotik nöbetler ile sarsılıyor. Bir sonraki evliliğini Atıf Yılmaz ile yapıyor ve bir süre gerçekten de kutu gibi bir evde saadeti tadıyor. Kitabın bu bölümünü okurken orada dursun istedim zaman… Ama durmadı tabi ki; bir süre sonra kendi tabiri ile “vehimlilik hali” (psikoz) yineliyor. Ve yeniden akıl hastaneleri süreci başlıyor. Süreç sonunda Atıf Yılmaz da yönünü başka yöne çevirmiş oluyor… Ayşe Şasa yapayalnız. Düşünüyor ve arayabileceği kimseyi bulamıyor. Zihni Yeşilcam’dan Bülent Oran ismini hatırlıyor ve ona ulaşıyor. Bülent Oran(Allah ondan razı olsun diyorum düşününce şimdi) merhamet ile bakıp sevgisi ile yeniden yaşama döndürüyor… Evleniyorlar. Bir de Doğan Soyumer isimli bir doktor var. İyileşmesinde büyük çaba harcayan bir isim de o.

Kitabın sonlarında bir ruhun nasıl sukuta erdiği, kalbine nasıl sekinetler indiği anlatılıyor. Yıllardır aynı toplum içinde yaşadığı fakat çok uzak olduğu Müslüman camiayla tanışması da çok enteresan. Burada benim de çok sevdiğim Mustafa Kutlu ismi geçiyor, İsmet Özel ve Sezai Karakoç gibi isimler…

Kemal Tahir ile dostluğu, Rauf Orbay’ı dayı olarak hayatında nasıl benimsediği, hepsi kitabın içine anlatılmış. Metaryalizmin, kapitalizmin, burjuvazinin en dehşet verici yanlarını da görebiliyoruz bu hayat hikayesinde. Rauf Orbay’ın kendisine bir Kur’an-ı Kerim hediye etmesi, bir kenara koyup yıllarca kapağını açmaması düşündürücü. Kemal Tahir’in yaşadığı şu anı ve sonrasındaki tespit de öyle… Kemal Tahir’e idam edilecek bir mahkumun son anlarında  konuşması rica ediliyor, fakat sabaha kadar konuşacak bir şey bulamıyor ve diyor ki; “Bu dünyada bütün konuşmalar geleceğe aittir, geleceği olmayan bir adamla konuşacak hiçbir şey yoktur.”

En güzel sözü yaşayarak söylüyor Şasa: “vahiyden uzak yaşamak ne korkunç bir şeymiş.”  Ve 150. sayfada neler okuduğundan, Psikoz halinden ne tür dualar ile uzak kaldığından/kurtulduğundan bahsetmiş. Hayatının dönüm noktasında Muhyiddin İbni Arabî’nin Fusus’ul Hikem adlı eserinin nasıl etki ettiğini yazmış. Hatta kendisine gelen bir psikiyatr hanımın bir türlü iyileşemeyen ruhi sıkıntılarından bu kitap ile uzaklaştığını tebessümle naklediyor… Merak ediyorum. Ben de okusam diyorum şimdilerde…

Kitap içerisinde Ayşe Şasa’nın çocukluğundan yetişkinliğine pek  çok da fotoğrafı eklenmiş. Şu ağıdaki fotoğafta hastalığınn ilerlemiş bir döneminde 178 boy ile 40 kiloya düşmüş hali var. Bu sayfaya gelince beni bir ağlama tutuyor… Ruhuna rahmet… Mekanı cennet osun.Mutlaka okuyunuz efendim.

birruhmacerası

Kitap arka kapağından;

“İslâm bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslâm’dır!’ hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim.”

“Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti… Varoluşuna sahih bir neden bulamayan insan; bilsin yahut bilmesin korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazi hali, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım… Allah hepimizi ve özellikle yeni nesilleri böylesi azaplardan esirgesin.”

“Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücümün yettiğince tefekkür ediyorum… Herkes geleceğe doğru hayal kurar; bense geçmişe doğru… Bir bahçeye yolculuk yapıyorum… Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım; ama o nimetin o günlerde şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle: aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum… Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu benim geçmişe doğru yolculuğum, geçmişe dönük hayalim.”

aysesasa2

 

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kitap Tanıtımı #97 Bir Ruh Macerası için 1 cevap

  1. Arzu Fatma DOGAN dedi ki:

    İlgi cekici bir tanıtım olmus. Davete uyup okumak lazım. Hem biyografisini hem de kitaplarını. Fotografların kalitesi de gozden kacmıyor😉

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s