İkinci Misafir Kalemim; A-Fe-De!

Misafir Kalem etkinliğimde ikinci misafir kalemimle karşınızdayım; biliyorsunuz ilk misafirim E-vren‘di… Bu ay ise, kendisine gerek kişiliğiyle, gerek zevkleri ve kültürel birikimiyle, gerekse güçlü kalemiyle hayran kaldığım adaşım Arzu Fatma Doğan’ı, nam-ı diğer A-Fe-De‘yi konuk ediyorum. Öyle tatlı, öyle naif bir insan ki; şu google iyi ki benim blogu bir şekilde indexlemiş de tanışmışım kendisiyle… Kendisi İstanbul’da yaşayan, aslen Tarsus’lu bir mühendis hanım kızımız🙂  Pek çok zevkimiz örtüşüyor. Dilerim ömrü de kendisi gibi güzel geçsin hep, arzu ettiği hayalini kurduğu ne varsa bir bir gerçekleşsin hayırlarla…Bakalım mı şimdi neler yazmış adaşım da, beni okurken duygulandırmış, bir iki damla da gözyaşı dökmeme vesile olmuş(kalemine sağlık);

IMAG1093_1

Merhaba🙂

İlk defa bir bloga misafirliğe gidiyorum. Tıpkı günlük hayattaki gibi burası da kendine has bir özen, intizam gerektiyormuş. Hani nasıl misafirliğe giderken en temiz, en şık kıyafetlerimizi giyer, en olumlu ifademizi suratımıza yerleştirip öyle yola düşeriz ya “misafir kalem”lik de öylesi bir şeymiş. Hele ki çok değer verdiğiniz bir bloga ise bu yolculuk, heyecanın boyutu da artıyor🙂

Öncelikle Fatma Zehra ile yollarımızın nasıl kesiştiğinden bahsetmek istiyorum. “Google”🙂 Evet şaka gibi ama ben sevgili Fatma Zehra’yı google vasıtasıyla buldum. Üstelik daha sonra ikimizin en güzel ortak noktalarından biri olduğunda karar kıldığımız “İsimle Ateş Arasında” üzerine araştırma yaparken. Artık nasıl darma duman ettiyse beni Nazan Hanım, google’da benim gibi hisseden birilerini daha bulmaya koyulmuştum ki bu bloga rastladım. Sonrasında da adaş olmak, eylüldaş olmak gibi ortak özelliklerimizi keşfetmemizle birlikte çok tatlı bir dostluk, candaşlık [bu tabiri çok severim ve de herkes için kullanmam :)] gelişti ve misafirliğe kadar vardı, hamdolsun🙂

Efendim, şimdi gelelim sebeb-i ziyaretimize…

Bu misafirlik daveti geldiğinden beri düşünüp duruyorum, nasıl bir konu başlığı seçmeliyim. “Kendi blogumdakilerden farklı olsun, orjinal olsun, daha kaliteli olsun, daha manidar olsun” gibi beyin fırtınaları neticesinde vardığım nokta: “1 anne 2 kız”.

“Bu da nesi?!” diyenleri duyar gibiyim🙂 “1 anne 2 kız” tabirine bir de mükemmel baba ekleyince, bizim ailenin yapısını oluşturur. Ve aynı şekilde Fatma Zehra’nın çekirdek ailesi de bu modellemeye sahip🙂 Hal böyle olunca, hep yazmak istediğim “1 anne 2 kız” konusunu adaşımın blogunda yayınlamış olayım dedim.

1anne2kiz

Nasıl birşeydir “1 anne 2 kız” olmak?

Öncelikle belirteyim; bu yazı, 2 kızın büyük olanı rolüne sahip birinin dilinden anlatılmaktadır.

  • İlk tanışma:

O anı maalesef ki hatırlayamaz bebekler. Fakat bir varlığın annesi ile ilk tanışma anı bence dünyadaki en büyük mucizelerden biri olmalı. Bunu ilk doğum fotoğraflama tecrübemde, gözlemci olarak hissettiğim kadarıyla söylüyorum ki; tek kelimeyle “mucize”! Benim bile kanım donmuştu, kim bilir anneler nasıl hissediyordur? [Konuk yazar burada mikrofonu ev sahibesine uzatır.][Kelimelerle ifade etmek çok güç öyle büyük bir mutluluk ve mucize ki…Mikrofon tekrar misafirimde😉 ]

  • İlk bağlılık:

Tanışma sonrasında ilk bağlılık, alışkanlık gelişir. Artık yanından bir dakika bile ayrılmasına tahammül edemeyeceğin, bir can ile sıkı sıkıya kenetlenmişsindir. Öyle ki; ayrı kaldığınız uyku evresinde bile ondan birşeyin senin yanında olmasını istersin. Belki de en değerli şeyin, anne kokusuna bulanmış bir başörtüsünün…

  • İlk tatlı ortaklık:

Zaman geçer, bu güzel ikili ilişkiye bir ortakçı dahil olur. En masum bir ortakçı, bir kızkardeş J Ben kardeşim dünyaya geldiğinde çok küçük olduğum için, net hatırlayamıyorum o vakitleri. Ama yine de annemin doğuma gitmesi esnasındaki ilk ayrılığımızın hislerini yansıtmaktan geri kalmamışım; zaten kıvırcık olan saçlarımı daha şiddetli kıvırıp, kopartma boyutuna getirmek suretiyle🙂

  • Ve mükemmel 3lü oluşur!

Asıl macera burdan sonra başlıyor. Artık bir 3lü kız topluluğu olmuşsunuzdur…

Zaman zaman terliklerin havada uçuştuğu, ev gezmelerinin kaş göz işaretleri içerisinde geçtiği, ikindi çaylarında kurulan sofralarda lezzet ve afiyetin katık yapıldığı, babaya karşı muhalefet olup her tür isteğin itina ile gerçekleştirildiği, park dönüşü alınan dondurmaların tadının asla unutulamadığı, yaşanılan en ufak acıya beraber şifa bulunduğu, beraber gülüp, beraber ağlandığı ve en önemlisi en özel hayallerin beraber kurulduğu bir güzel topluluk🙂

  • Yıllar geçer…

Sonrasında yıllar geçer, farklı hayatlara yelken açılır. Başka şehirde bir okul kazanıp, fiziksel olarak aileden ayrılınır. Ve dolayısıyla “1 anne 2 kız” ittifakı da birtakım değişimlere uğramak zorunda kalır.

Onlarsız değil alışverişe çıkmak, tel toka bile alamazken; deneme kabinlerindeki aynalardan çekilen şipşak fotoğraflar aracılığıyla fikir sorulur, onay beklenir. Okul dönüşü ayakkabıları bile çıkarmadan aktarılmaya başlanan “günün özeti” ise yerini rutin telefon görüşmelerine bırakır; iki cihaz aracılığıyla da olsa tüm hislerin birebir aktarılabildiği ve karşılık bulabildiği.

Kısacası zamanlar ve mekanlar değişse de bu ittifakta değişmeyen bir şey vardır; hemen hemen her telefon konuşmasında “alo”dan sonra gelen:

-Yavrum, tam da şu an aklımdan geçiyordun!

İşte bu, kalplerin bir arada olduğunun bir kanıtıdır.

 

***

 

Allah herkese böyle bir topluluğun [çocuk cinsiyet ve sayılarından bağımsız, muhakkak anneli🙂 ] üyesi olmayı nasip etsin. Ha bir de unutmadan belirtmeliyim ki; “anne” ile kurulan her hayal bir gün mutlaka gerçekleşecektir😉

 

Konu “1 anne 2 kız” olunca, finalde mikrofonu Candan Erçetin’e uzatmak lazım. Bu şarkı başta benim annem ve canım dostum Fatma Zehra olmak üzere tüm anneler için gelsin🙂

http://www.youtube.com/watch?v=FhyCXUT_5as

 

Beni blogunda konuk ettiği için Fatma Zehra’ya teşekkürlerimi gönderiyorum. Gerçek hayatta da misafiri olabilmek dileğiyle🙂

 

Keyifli günler😉

afd

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Misafir Kalemler içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İkinci Misafir Kalemim; A-Fe-De! için 4 cevap

  1. e-vren ;) dedi ki:

    Yazının girizgahındaki Fatma Zehra’nın arkadaşlarını ifade edişindeki nezakete kocaman bir alkış benden =) Arzu Fatma’nın kalemi eline aldığı yazının ilk bölümü de modern zaman dostluklarının oluşma şeklini özetlemesi açısından bir hayli önemli. Biz blog yazarları bu duruma pek şaşırmıyoruz gerçi; benim de 9 yılda hayatımda birçok Arzu Fatma’lar oldu =)
    Yazının ana gövdesi bir hayli ilginç. Arzu çok güzel aktarmış. Bir erkek olarak hiçbir zaman yaşanamayacak ve anlaşılamayacak bir duygu bu. Ben ancak -tabi kısmetse- bir baba iki oğul veya bir baba iki kız vs. gibi bir yazıyla tekrar karşınızda olabilirim =)
    Her iki Fatma’ya da teşekkürler =) Kaleminiz daim olsun!

    • Arzu Fatma DOGAN dedi ki:

      Tesekkur ederim E-vren🙂
      Fatma Zehra’nin misafirlerini takdim edis bicimine ben de hayranim. Dostluklara verdigi onemi burdan anlayabiliyoruz.
      “1 anne 2 kiz” konusu, ben ve FZ’nin ortak noktasi oldugundan sectim. Bence turetilebilir ve eminim cok guzel analiz yazilari cikabilir ortaya.
      Bir tesekkur de google’a gondermek istiyorum. Nadiren de olsa sebep oldugu guzel seylerden biriydi, beni FZ ile tanistirmasi🙂
      Sevgiler…

      • zehrasunay dedi ki:

        Ellerine, kalemine, dostluğuna sağlık canım benim🙂 Seni tanıdığım için de burada misafir ettiğim için de çok şanslı hissediyorum kendimi…

    • zehrasunay dedi ki:

      Teşekkürler Evren:) Hadi inşallah o günleri de görürüz…🙂

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s