İlk Misafir Kalemim; E-vren!

Merhabalar, blogumda yeni bir etkinlik olarak “Misafir Kalem” ağırlama  fikri zihnimde  oluşmaya başladığında -ki buna vesile olan bir sonraki misafir kalemim olacaktır- ilk misafir kalemim uzun yıllardır blogu vasıtasıyla tanıdığım, severek takip ettiğim, kendisini “profesyonel bir blog yazarı” olarak tanımlayan Evren olmalı diye düşündüm. Evren; e-vren günlüğü blogunun sahibi, Aydınlı, aydınlık bir gönüle sahip, bir “güzel insan”. Teklifimi ciddiye aldığı, beni kırmadığı ve yaptığı her işte olduğu gibi titiz ve özenli davrandığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Bakalım ilk misafir kalemim neler yazmış;

evrengunlugu.net

Blog Yazarlarına Yardımcı Olmak için Yapmanız Grekenler

Bir zamanlar her ay beklediğim tatlı bir heyecan, bu yazıyla birlikte sevgili Fatma Zehra için de -uzun yıllar sürmesini temenni ettiğim- yeni bir heyecana dönüşüyor. Bu blogun ilk misafir kalemi olduğum için onur duydum; teklifi için Fatma Zehra’ya müteşekkirim.

“Şeref-ül mekân bi’l mekîn” derler; “Mekânın şerefi, içinde oturan iledir.”

Fatma Zehra’nın hissiyatı ve buna mütekabil cümleleri yoksa, bu dijital mekânın, bu blog denen şeyin ne kıymeti var? Burayı takip ediyor, okuyor, yorumlarda bulunuyor, sosyal ağlarda paylaşıyorsanız kısacası bu blogu önemsiyorsanız gölgenin aslına bakmak lazım; eli kalem tutan şahsa. Blog yazarları bir anlamda yazdıklarıyla sahip oldukları bilginin ‘sadakası’nı paylaşıyorsa okur olarak bunun ne kadar farkındayız?

Henüz bir meslek olarak kabul edilmese de –zaten böyle bir duruma da gerek olduğunu düşünmüyorum- para kazanma, ün elde etme vesaire gibi sebepler haricinde gerçekten yazma tutkusuyla yazan blog yazarları için neler yapabiliriz; hayatımızdaki bir blog yazarı aile bireyi ya da arkadaş varsa ona nasıl davranmalıyız? Bu yazıda buna değinmek istiyorum. Yazının devamında da ‘Blog yazarı aslında ne değildir?’ sorusunun cevabı için sizi kendi bloguma davet ederek siz okurlara çift taraflı bir yazı okuma deneyimi sunuyorum.

–        Blog yazarları da diğer tüm ‘yazan’ kişiler gibi bir üretim (kimilerinin deyimiyle yaratım) süreci yaşar. Bazen bu süreç blog yazarının iç dünyasına çekilmesine, gergin bir ruh haline bürünmesine ya da etrafında olup bitenlere karşı algısının zayıflamasına sebep olur. Böyle durumlarda ilk iş olarak onu yalnız bırakarak ilk yardımınızı yapabilirsiniz. Eğer yanında değil ve bu süreçten bihaberseniz aranıp sorulmama / vefasızlık sitemlerinizi bir süre daha erteleyebilirsiniz.

–        Eğer blog yazarının eşi, anne babası veya kardeşlerinden biriyseniz blog yazarlığının amatör gibi görünse de profesyonel bir uğraş olduğunu anlamaya çalışarak ona bu yazım sürecinde varlığınızla destek olun. Tıkandığı durumlarda ona yeni konu önerilerinde bulunabilir, yazılarını ilk siz okuyarak ilk eleştiriyi yapmak istediğinizi söyleyebilir ve yazının son şekline birlikte karar verebilirsiniz. Ama burada da tekrar etmekte fayda var; yazan insanı lütfen yalnız bırakın ve onun için ortamın sükûnetini korumaya gayret gösterin.

–        Yayımlanan her yazıyı okur olarak beğenmek zorunda değilsiniz. Yazılarla ilgili görüşlerinizde dürüst olun. Blog ziyaretçileri son yıllarda yorum yapmadan okuyup bloglardan ayrılma eğiliminde. Samimi olmak koşuluyla eleştirel yorumlarınızı onlardan esirgemeyin. Unutmayın, blog yazıları her zaman ziyaretçilerin yorumlarıyla tamamlanmayı bekleyen eksik yazılardır.

–        Evinizde bir blog yazarıyla yaşıyorsanız –bence- çok şanslısınız. Bloguna yazı yazmak için bilgisayarın başına oturmuş bir blog yazarından daha savunmasız bir kimse olamaz; aynı zamanda motivasyon takviyesine de bolca ihtiyaç duyacağı bir anı yaşayacaktır. Çayını, kahvesini, hatta parçalara ayrılmış bitter çikolataları masasına usulca bırakıp büyük sevaba girebilirsiniz. Çoğu blog yazarı için kahvenin kokusu kadar masadaki görüntüsü bile ayrı bir huzur kaynağı, yazma motivasyonudur.

–        Yazılarına odaklanabilmesi ve rahat çalışabilmesi için blog yazarına uygun ortamı hazırlamak bazen onunla birlikte yaşayan insanlara düşer. Bu konuda sorumluluk alın, sessiz ve düzenli bir oda ya da köşe hazırlayın. Daha da önemlisi onun yazmaktan keyif aldığı mekanına müdahale etmeyin. Örneğin, blog yazarı masada oturup çalışırken masanın altını elektrik süpürgesiyle süpürmeye kalkıp bütün atmosferi dağıtmayın. Yazılacak yazıyla önce zihin temizlenince zaten sonra el birliğiyle bütün ev rahatlıkla temizlenecektir.

–        Yazmış olmak için yazılan her yazı, iyi bir okur tarafından hemen farkına varılır. Blog yazarının böyle bir hataya düşmesine engel olacak en önemli faktör yine etrafındaki kişiler ve okurlardır. Üzerine sohbet edilen konu hakkında beyin fırtınası yapılırken çok ilginç detaylar ortaya çıkabilir ve bunların‘Üşenme erteleme vazgeçme’ düsturundan yola çıkarak hemen yazıya dökülmesi gerekebilir. Böylesi durumlarda blog yazarını tetikleyiniz, durup beklemesine ve o düşüncelerin uçup gitmesine izin vermeyiniz.

–        Blog yazarının kendisini iyi hissetmesini sağlayacak aralar onun üretkenliğini daha da artıracaktır. Fırsatını ilk bulduğunuz an ona iyi geleceğini düşündüğünüz sinema, tiyatro, yürüyüş, spor veya dışarıda güzel bir akşam yemeği teklifinde bulunun hatta bu konuda ısrarcı olun. Bunları yaparken blogdan, blog yazılarından bahsetmemeye özen gösterin.

–        Bir blog yazarıyla yüz yüze gelindiğinde veya onunla internet üzerinden iletişim kurulduğunda yapılan hataların başında ‘Şu yazıda kimden bahsediyorsun?’ sorgulamaları gelir. Yazılarını okuduğunuzu ona mutlaka ifade edin ancak yazdığı herhangi bir yazıyı bu şekilde sorgulamayın. Bazı yazılar ‘O kendini biliyor’ tarzında yazılmış şifreli sözcüklerle kurulabiliyor ancak bu şifreleri çözmeye kalkmak işin magazin boyutuna giriyor.

–        Elbette birçok blog yazarı arkadaşım bu maddelerin sayısını artırabilecektir. Son olarak takip ettiğiniz blog yazarlarının adreslerini, okuduğunuzda beğendiğiniz yazıların bağlantılarını sosyal ağ hesaplarınız üzerinden veya epostayla arkadaşlarınızla paylaşarak da onlara yardımcı olabilirsiniz.

Bütün bu maddeleri okuyunca gözünüzde amatör bir blog yazarından ziyade bir Orhan Pamuk canlanmış olabilir. Haklı da olabilirsiniz. O halde bir de ‘Blog yazarı aslında ne değildir?’ sorusunun cevabına bakalım.

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Misafir Kalemler içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İlk Misafir Kalemim; E-vren! için 19 cevap

  1. Derya Deniz dedi ki:

    Misafirin sohbetinden keyif alınanı makbuldür derler. Sevgili Evren’in kalemi bloğumda yazacağım yazılar için iyi bir pusula oldu. O nedenle başta ev sahibesi Fatma Zehra’ya daha sonra güzel misafirine teşekkür ederim.
    Sevgiler…

  2. Öncelikle sevgili Evrene misafirliği nedeniyle hoşgeldin kalemine,kelamına sağlık diyorum.Fatma güzel dost iyi yürekli kardeşim beraber kitap okuduğum hayatı,kitapları konuştuğum güzel insan.Fatma ile kitap konuşurken biz aynı kitabı mı okumuştuk hissi verdiren bir okuyucu.Neden diyecek olursanız kesinlikle sizin görmediğiniz bir detayı farketmiştir ve sizde bu kitabı tekrar okumalıyım duygusu uyandırır.Fatmanın kitap tanıtımlarını okumak bloğunu takip etmek ayrı bir keyiftir.Paylaştığı bir müzik size tango yapma isteği uyandırır mesela😉 ya da gittiği gezdiği gördüğü yere gitme isteği yaratır içinizde.Ben acemi bir blogerım daha çok yolun başındayım ama sizler gibi usta blogerları okuduğumda yazdıklarınız üzerinde düşünme ihtiyacı hissediyorum ve bu nedenle diğer yazılarınızı dört gözle bekliyorum.
    Ben şimdi cevapları almaya gidiyorum.Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle…
    (Fatmacım ayrıca misafir yazar fikrin çok güzel,sayende kalemi güzel yeni blogerlar tanımış olacağız.)

  3. Arzu Fatma Dogan dedi ki:

    -ki buna vesile olan bir sonraki misafir kalemim olacaktır- insallah diyorum adas🙂 Pek yakinda! [spoiler :)]
    Fakat, itiraf etmeliyim benden once E-vren’i agarlaman isabetli olmus. Yaziyi cok begendim. Kalemine saglik! Yazinin ciktisini alip aileme ve yakin arkadaslarima birer kopyasini veresim geldi🙂 Bu vesilesiyle hemen takibe aldim Evren’in blogunu.
    1,5 yillik blog yazari olarak bazilarina derdimi anlatamiyordum. Sanirim, neden yaziyorum icin en guzel cevaba bu yazi da rastladim: “Blog yazarları bir anlamda yazdıklarıyla sahip oldukları bilginin ‘sadakası’nı paylaşıyorsa”.
    Nacizane yorumum [tum blog yazarlari adina]:
    Birakin da yazalim arkadas! Bir sebebe ne hacet?
    Yaziyorum…
    -Demek ki gozume, kulagima, gonlume guzel gelen birsey farkettim.
    -Demek ki sadece farketmek yetmedi, bunu birileriyle paylasmak istiyorum.
    -Demek ki “sizce de boyle mi”nin cevabini duymak istiyorum.
    -Demek ki birilerinin “bir seyi arama sonucu” olabilecek degerde gordugum birseyler biliyorum.
    -Ya da belki de sadece birilerini rahatsiz etmek istiyorum🙂

    • e-vren ;) dedi ki:

      Yazının işine yarayacak ol asına çok sevindim Arzu😉 Güzel sözlerin için de teşekkür ederim. Önümüzdeki ay yazacağın yazıyı merakla bekliyorum.

    • zehrasunay dedi ki:

      Yeni misafirim olacağın günü sabırsızlıkla bekliyorum… Sen hep yaz adaş…Hep mutlu/ umutlu yaz🙂

  4. Şükran dedi ki:

    o değil de arkadaş çok yakışıklı😀

  5. e-vren ;) dedi ki:

    Sevgili Fatma Zehra; öncelikli olarak güzel cümlelerin için teşekkür ederim. Misafirperverliğin için de ayrıca teşekkürler. Teklifin sayesinde uzun süredir üzerimde bulunan yazma tembelliğini attım; verimli bir hafta sonu geçirdim. Baksana ortaya iki yazı birden çıktı. Misafir Kalem hazırlık süreci, onların yazılarının yayına girdiği an çok güzel heyecanları beraberinde getiriyor; bunu yıllarca yaşamış biri olarak aynı deneyimleri senin de uzun yıllar yaşamanı diliyorum. Blogunu zaten takipteyim; misafir kalemlerini de her ay ayrıca bir merakla bekleyeceğim. İnsan ‘helal sınırlar içerisinde’ neyi yapmaktan zevk alıyorsak Allah hayatımızı onlarla doldursun. Dura kalka – düşe kalka yol aldığımız blog yazarlığı tecrübelerimizin artarak devam etmesi temennisiyle…

    • zehrasunay dedi ki:

      Rica ederim, benim için de çok güzel bir tecrübe ve heyecan oldu. Senin cümlelerini blogumda ağırlamak büyük keyif. Helal sınırlar içerisinde neyi yapmaktan keyif alıyor isek aynen devam… Bu nokta sanırım fazlaca önemli. Benim hayatımda bu blogda bir şeyler yazmak kadar keyif aldığım az şey vardır sanırım… Devam edebilmemiz temennine ben de katılıyorum. Tekrar teşekkür ederim:)

  6. muji dedi ki:

    Blog yazmaya yeni başlamış birisi olarak, güzel bir pusula oldu benim için, üstelik Aydınlı bir bloggerı (üstelikte tecrübelisinden) bu sayede keşfetmiş de oldum, teşekkürler sevgili Fatma Zehra🙂

  7. yuarslan dedi ki:

    Öncelikle yazılarına sağlık gerçekten benim gibi yeni blog yazmaya başlayan kişiler için iyi bir yol gösterici olmuş.. Ayrıca uzun bir süredir takip ettiğim evrengunlugu yazarını misafir yazar olarak görmek sevindirdi. İyi günler dilerim..

  8. Geri bildirim: İkinci Misafir Kalemim; A-Fe-De! | Karalama Defteri

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s