Kitap Tanıtımı #85 Kırmızı Pelerinli Kent

aslierdoganKırmızı Pelerinli Kent

Yazar: Aslı Erdoğan

“Bu yarı-vahşi topraklarda, yepyeni bir özgürlük ve kuşatılmışlık duygusu içinde tek başımayım. (Yalnız, tek başına, sahipsiz, başıboş, kimsesiz… Türkçe’deki birçok sıfatı ardarda dizebilirim ama sözcüklerle gerçeklik arasında bir köprü oluşturamam.) Bana gereksinim duyan tek bir kişiden, hatta bir gözlemciden bile yoksun olmanın mutlak, dört başı mamur, cehennemsi özgürlüğü… İstediğim yalanı savurabilir, kendime canımın çektiği geçmişi biçebilir, en günahkar fantezilerimin peşinde koşabilirim.”

Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu Kırmızı Pelerinli Kent; Kabuk Adam‘dan sonra. Everest Yayınları’ndan çıkmış, toplamda 144 sayfadan oluşan kitap ilk baskısını 1998’de yapmış.

Aslı Erdoğan Cern’deki kariyerini bırakıp Rio De Jeneiro’da yaşamış bir süre ve kitapta da o dönem yaşadığı yalnızlığı anlatmış; Özgür ismindeki karakter üzerinden. Kitap aslında iki katmandan oluşuyor; Özgür’ün Rio’yu, ölümü, yalnızlığı, hayatı, şiddeti, acıyı anlattığı kendi yazdığı kitap ve Özgür’ün yaşadıklarını, hissettiklerini anlatan Aslı Erdoğan’ın yazdığı kitap. Tabi ki Özgür sadece hayali bir karakter, onun kitabı Kırmızı Pelerinli Kent de Aslı Erdoğan’ın kalemi.

Bir olayı baz almadığı için anlatım sık sık yavaşlıyor fakat, Rio’nun arka sokaklarını, barlarını, favelalarını, anılarını anlattığı bölümler bir solukta okunuyor. Bir gezi kitabı gibi değil, bir öykü kitabı gibi de değil, bir şiir kitabı gibi ise hiç değil. Ama aynı zamanda da hepsi gibi. İçinizde ufacık da olsa bir yalnızlık kırıntısı hissettiğiniz anlarda onu devleştiriyor. Biraz kasvetli ve insanın ruhunu sıkan bir kitap olsa da, Aslı Erdoğan’ın böyle büyük bir cesaret gösterip kaçışını ve bu kaçışla yaşadığı hayal kırıklıklarını itiraf edercesine yazmasını seviyorum. İnsana keşke ben de bu denli cesur olabilseydim dedirtse de yazarın da dediği gibi insan nereye kaçarsa kaçsın kendisini de yanında götürüyor…

Kitap kapağı ve arkasındaki bir kaç cümle ise bence kötü, zira tüm kitaplarının kapak resimleri aynı, yalnızca renkler değişmiş…  Arkadaki yazıda ise kitap hakkında hiç bir şey yok, sadece yazarın geleceğe kalacak yazarlar arasında olduğundan dem vurulmuş. Aslında bence içerik hakkında da bir şeyler yazılmalıydı…

“Ölüm korkusu yoğunlaştıkça siliniyor olmalıydı, mutsuzluk gibi.”

“Artık biliyordu, Amazonlar’a dek kaçsa da ,kendini yanında götürecekti. Küf kokulu, yüklü bir geçmiş bohçasıyla birlikte…”

“Yalnızca tek bir şey adına güvenli suları terk eder, kendi köklerimizi keseriz. Adem’in uğruna ölümsüzlüğü teptiği tek şey adına: BİLİNMEYEN.”

“Yalnızlığı ,odak noktası belirlenemeyen bir ağrı gibi gövdesine yayılır, sevme ve sevilme gereksinimi ölüm kalım sorunu haline gelirdi. Yaşamı sevecen, anlamlı yada en azından katlanılır kılan tek şeyin aşk olduğuna inandırırdı kendini. Bazen de ,şanslı bir günündeyse eğer, yoldan geçen bir tanıdık, Özgür’ün hüzünlü profilini camdan seçer ,bir bira içimi yarenlik ederdi.Kim olursa olsun, eski ev sahibinin oğlu, süparmarketteki satıcı ,aylar önce bir konserde tanıştığı adsız bir yüz, dört elle sarılırdı ona; coştukça coşar, konuştukça konuşurdu. Yalnız insanlar hep fazla konuşur.”

“Dünyayı döndüren gücün sevgi ve iyimserlik olduğuna inanan Tolstoy ‘du değil mi? “

“Sıfır noktasına varan herkesin bildiğini o da biliyor artık, insanın yoluna çıkan bütün cesetler, onu tek bir yerinden, en zayıf yerinden vurur: Kendi içindeki cesetten.”

“Yaşam iki göz kırpması arasında görülen bir düştür. Yalnızca bir düş…”

“Arzunun derebeyliğinde acınası tahtına oturtulmuş, peşkeş çekilen insan bedeniyle karşılaşacaksınız. Etin hiç sönmeyen yangını,budalalığı ve eşsiz güzelliği; hafif, uçucu kaçıcı, gelgeç bir yaşam ve her köşe başında bir ölüm… “

“Aritmetiğe indirgenen ölüm, kişisel bir trajedi olmaktan çıkıyordu.”

“Kıdemli bir göçmendi, insan için vazgeçilmez olanın bir çantaya sığabileceğini, geriye kalan her şeyin gözden çıkarılabileceğini çoktan öğrenmişti.”

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kitap Tanıtımı #85 Kırmızı Pelerinli Kent için 4 cevap

  1. thesunrise133 dedi ki:

    başarılar usta…..en güzel günlere hep muhabbette

  2. ibrahim... dedi ki:

    sessiz sakin bir ortamda, mümkünse kulaklıkla…

  3. ibrahim... dedi ki:

    mümkün ise son ses…😀

  4. Geri bildirim: Kitap Tanıtımı #91 Mucizevi Mandarin | Karalama Defteri

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s