Kitap Tantımı #62 Uzun Hikaye

uzun-hikaye_254__335x480_5UZUN HİKAYE

Yazar: Mustafa Kutlu

İlk baskısını Şubat 2000’de yapmış olan bu upuzun hikayeyi ben 30. baskıdan okudum. Kitap kapağı yeni baskıda filmindeki oyuncuların bir fotoğrafını barındırıyor. Mustafa Kutlu’nun daha önce Hayat Güzeldir isimli kitabını okumuş ve çok sevmiştim. Hikayeleri insanın içini ışıldatan cinsten.

Uzun Hikaye filminden öyle çok övgüye bahseden yazı okudum ki… Ama bebek nedeniyle bir süre sinema keyfimiz olmayacak gibi… Bekarken ve çocuğumuz yokken ne çok giderdik, özellikle Ankara’da… :) Neyse zaten gösterimden de çoktan kalkmıştır Uzun Hikaye, bir şekilde evde izleriz inşallah. Bugüne kadar okuduğum kitaplardan filmi çekilmiş olanlarda, filmler hep kitabın gerisindeydi. Bu yüzden önce kitabını okumayı tercih ettim. Ama dün eski bir öğrencim bunda durumun daha farklı olduğunu ifade etmiş, yani film kitabı geçmiş demiş. İzleyince karar veririm artık.

Kitap Bulgaristan göçmeni Ali ve oğlunun hayatını oğlunun dilinden anlatıyor. Oğul babasından “benim babam güzel adamdı, kadınların ilgisini çeker, döner bakarlardı” ifadelerini kullanarak bahsetmiş, ayrıca elle tutulur sabit bir mesleği olmamasına rağmen, insanları konuşmasıyla etkileyen, özgüveni yüksek bir karakter tasvir edilmiş. Bu noktada düşündüm de kapak fotoğrafındaki yani filmdeki Kenan İmirzalıoğlu, Ali karakterine çok yakışmış. Aynı şekilde anne Münire’den de lepiska saçllı, mavi gözlü olarak bahsedilmiş, Tuğçe Kazaz rolünü nasıl oynadı bilemem ama fiziksel olarak anılan özelliklerle örtüşüyor.

“Sinemayı yakıp Münire’yi kaçıran Bulgaryalı Ali’nin destanı” Evet Ali ailesinin izni olmaksızın Münire’yi alır kaçar, o kasaba senin bu kasaba benim dolaşırlar. Ali adalet yanlısı aynı zamanda da çalışkan, gittikleri bir kasabada adı  “Sosyalist Ali Bey”e çıktıktan sonra işleri daha da zorlaşır, her gittikleri yere namı kendinden önce ulaşır. Kaldıkları vagondan bozma bir evde anneleri Münire’yi bırakıp baba-oğul devam ederler dolaşmaya…

Ben keyifle okudum, Mustafa Kutlu sıcacık bir his bırakıyor insanda, seviyorum üslubunu…

“Hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep böyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışk söner, her şey darmadağın olur.”

“…

solunan hava, yüzülen su, oturup-kalktığın insan, yürüdüğün yol seni değiştirir.”

”Sarıkaya Otel ve Kıraathanesi’nin bir köşesine koyduğu tahta masaya yerleşmişti.Masa cam kenarında idi ve yanında küçük bir sehpa dururdu.Sehpanın üzerinde gelişkin bir küpe çiçeği, onun da üzerinde duvara asılı bir saka kafesi”

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kitap Tantımı #62 Uzun Hikaye için 2 cevap

  1. Taha dedi ki:

    Filmi kitabı okuyanlar için o kadar da güzel değil.Kitabı okumadan izleseydiniz daha güzel gelebilirdi. Film kötü de değil.Bunu da belirtmek lazım.

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s