…Eylül Zeynep

12 Eylül 2012 tarihinde, beklenen tarihten biraz önce apar topar girdi hayatımıza… Yukarıdaki fotoğrafta henüz 1-2 dakikalık 🙂

Sadece rutin bir kontrol için gitmiştim hastaneye, doktor hemen almamız gerekiyor deyince beni bir ağlama tuttu, zaten korkuyordum sezeryenden, 2. kez aynı sıkıntıları yaşayacağımı bilmek, arkada bırakacağım bir kızımın olması vs vs. beni çok geriyordu. Doktorun odasından çıktık, eşim eve hastane çantamızı almaya gitti ben Elif’le birlikte hastanede kaldım. Annemi aradık önce Elif müjde verir gibi söyledi “kardeşim bugün doğacak” diye ardından ben ağlaya ağlaya anlattım durumu. Elif(8 yaşında) ve ben yaklaşık bir saat yalnız kaldık hastanede… O zaman diliminde odamıza çıktık ve beni hazırladılar. Şimdi hatırlıyorum da resmen titriyordum korkudan, küçücük haliyle beni teselliye çalışıyordu Elif de 🙂 Ve sadece iki özel kişiye mesaj attım dua etsinler diye….. Biri dönmedi….

Saat 16:00’da ameliyathane önündeydim, geride annem, babam, Elif ve eşim. Hepsi ağlamaklıydı ama Elif kendini tutamadı, zaten bir tek onunla vedalaşmak zor geldi bana da. İnsan ameliyata girerken ölümü de düşünüyor elinde olmadan, ülkemizde sezeryen basit gibi gösterilse de, maalesef vücutta yapılabilecek en büyük üçüncü operasyonmuş… İçeride beni serinkanlı bir ekip bekliyordu, özellikle de anestezi hemşiresi soğukkanlılığıyla destek oldu bana sağolsun. Doktorum -ismi Murat Özdil ve kendisi bilgisi, tecrübesi ve her şeyden önce insancıllığıyla takdire şayan bir hekim- içeri girdi ve Zehra şimdiden geçmiş olsun dedi sonrası muamma benim için… Gözümü açtığımda daha doğrusu açamadığımda odadaydım. Henüz kendime gelememiş olsam da hemşireler bebeğimi beslemem için uğraşıyorlardı. Etraf netleşmeye başlayınca görmek istedim onu. Şapkasını da çıkar dedim anneme 🙂 Aman Allah’ım simsiyah bir kafa 😀 Elif keltoş doğduğu için çok şaşırdım duruma. “Aaaaa saçı var” oldu ilk sözlerim, yüzünü çevirdiler maaşallah bir güzeeeel 🙂 Ama ben anestezi etkisiyle henüz kavrayamıyorum çevremde olan biteni, hep birilerine soruyorum bebek nasıl iyi mi, güzel mi, tatlı mı… Bi ara eşim yaklaştı Elif’e çaktırmadan ondan daha sevimli olduğunu söyledi 🙂 Daha minik bi surat ve esmer… Tabi bu arada benim diyabet endişem de devam ediyor, Allah’a şükür ne bende ne de bebekte diyabet çıkmadı, hamilelikte oldu ve geçti hamdolsun…

3600 gr doğmuş, 50 cm boyunda kara bir böcek 🙂 İlk zamanlar zorlu geçti, ikinci kez ameliyatın toparlanması daha zor oluyormuş, bunun yanında bebeğime mama vermek de zorunda kaldık çünkü yetemiyordum. Bu gün 2 ay 4 günlük oldu mama olayı çok şükür günde 1 sefer 60 cc’ye kadar indi. Sanırım bu aralar beni en çok mutlu eden şey bu, ha bir de kibar kibar uzatarak söylediği “aguuuu, egiiiii, aaaaguu, egg” kelimeleri ve yarım yarım gülümsemesi 🙂

İkinci kez yaşıyorum aynı duyguları, Elif’ten sonra başka bir bebeği böyle sevebileceğimi hiç düşünmezdim, Allah’ıma çok şükür bana yeniden tattırdığı için anneliği… Hem bu kez daha rahat ve cesurum 🙂 11. gününde yalnız banyo bile yaptırdım o derece 🙂 Allah evlat sahibi olmak isteyip de olamamışlara da inşallah tattırsın bu güzelliği, sağlıkla, hayırlarla…

İyi ki varlar hayatımda; Elif Begüm de, Eylül Zeynep de…

Reklamlar

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Hamilelik güncesi, İzdüşüm içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to …Eylül Zeynep

  1. Cerkes Kızı dedi ki:

    Allah ayrımasın sizi:) hep mutlu olun inşallah.

  2. müberra dedi ki:

    çok güzel…Elif’ten sonra başka bir bebeği böyle sevebileceğimi hiç düşünmezdim kısmını çok beğendim…bir de mesaj attğınız kişi belki almadı mesajınızı diye düşündüm..yoksa geri dönülmeyecek bi mesaj değil….hayırlısı:))….

  3. İçim ısındı okurken, gözlerim de doldu, çiçeği burnunda bir anne olarak. Bazen durup ben de düşünüyorum Zafer Yusuf’tan sonra bir bebek ister miyim, onu bu kadar sever miyim diye, hatta endişeleniyorum, bir bebeğim daha olduğunda yeteri kadar sevemez ona haksızlık edersem diye. Ama öyle olmuyormuş, sevebiliyormuş demek insan 🙂

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s