Kitap Tantımı #50 Saatleri Ayarlama Enstitüsü

SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ

Yazar: Ahmet Hamdi Tanpınar

Yaklaşık 3 ay oldu okuyalı ama bir türlü fırsat bulamadım bloga aktarmaya. Bu kitabı çok merak etmiş fakat bir türlü okuyamamıştım. Kitap siparişim geldiğinde ilk hayal kırıklığım kapak konusunda oldu; kitapların ilk kapaklarını her zaman daha çekici bulmuşumdur. Dergah yayınlarından çıkan yeni baskısıyla birlikte kapağı da güncellenmiş, aslına bakılırsa eski kapaktan çok daha mmodern ve güzel olmasına karşın bende yine de bir hayal kırıklığı oluşturdu.

Kitap romanın baş karakteri olan Hayri İrdal’ın anılarından oluşuyor ve dört ana bölümden oluşmakta; Büyük Ümitler,Küçük Hakikatler,Sabaha Doğru,Her Mevsimin Bir Sonu Vardır. Hayri İrdal, ocukluğu II. Abdülhamit döneminde geçen, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de yaşayan ilginç bir insandır. Aslında kendisi sıradan bir kişiliğe sahiptir de, hayatına girip çıkan insanlar ilginçtir.  Örneğin çocukluğunda, dedesinden kalan ve ismi “Mübarek” olan evdekilerin saygı gösterdiği ayaklı bir saat mevcuttur. İlerleyen dönemlerde saatlere karşı ilgi ve bilgisi artan Hayri İrdal Halit Ayarcı ile tanışır ve ona  şehirde bulunan tüm saatlerin aynı olmadığı ve ayar gerektirdiği fikrini farkında olmadan vererek Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün kurulmasına vesile olur.

Kitabın ana temasını Türk insanının Doğu-Batı arasında kalmışlığı ve nasıl bocaladığı oluşturur. Okumadı iseniz, önerebileceğim ender başucu romanlarındandır bence. Dili biraz farklı da olsa günümüz Türkçe’sinden, sürükleyici ve gülümsetici bir anlatıma sahiptir. Türk Edebiyatı’nda hiciv denildiğinde aklıma gelen ilk kitap olacak sanırım🙂

Beni en çok etkileyen cümleler ise şöyle;

“Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlerini affettiren daima obür hadiselerdir.”

“Belki de şahsiyet dediğimiz şey bu, yani hafızanın ambarındaki maskelerin zenginliği ve tesadüfü, onların birbiriyle yaptığı terkiplerin bizi benimsemesidir.”

“Araya menfaatlerimiz girmeyince hadiseleri elbette başka türlü, daha realist bir gözle görmeğe, hakikaten daha uygun şekilde anlamağa ve yorumlağa balarız.”

“Ne kadar garip mahuklariz? Hepimiz omrumuzun kısalığından bahsederiz;fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?”

“Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekan, insanla mevcuttur!”

“Ona göre işlemeyen, kırılmış, bozulmuş bir saat hastalanmış bir insana benzerdi.”

“Hayata inanmak lazim hayri bey. siz hayata degil acemasiran’a inaniyordunuz…”

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kitap Tantımı #50 Saatleri Ayarlama Enstitüsü için 7 cevap

  1. Buğra dedi ki:

    Ne kadar güzel bir blog bu! Kitap yorumlarınız harika…
    Esenlikle,
    Buğra

  2. sariye keleş dedi ki:

    Ben de bir öğretmenim.Blogunuzu çok beğendim.Tebrikler.

  3. Hakan dedi ki:

    Çok güzel bir blog olmuş. Başarılar. Kitap yorumunuz da oldukça iyi.

  4. Murat Yazıcı dedi ki:

    Çok güzel bir eser. Eski Türkçe’ nin yoğun etkisi okumayı güçleştirse de farklı bir lezzet katıyor. Kişisel bloğumda kitap hakkındaki yazımı okumak isterseniz, ziyaretinizi beklerim.

    http://www.muratyazici.com.tr

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s