Kitap Tantımı #45 Sonsuza Kadar

SONSUZA KADAR

Yazar: Susanna Tamaro

“Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” kitabıyla tanıyıp sevdiğimiz İtalyan yazarın son kitabı olan “Sonsuza Kadar” Temmuz 2011’de Can Yayınları tarafından ülkemizde de yayınlandı. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git’i okuduğumda henüz çok gençtim, üniversite yıllarımızın en çok satan kitaplarından biriydi, bir diğeri de; Simyacı. Her ikisinden de çok etkilenmiştim. 168 sayfadan oluşan “Sonsuza Kadar” da en az okuduğum ilk kitabı kadar güzel. Kitabın başlıca karakteri olan; kalp cerrahı Matteo, karısı Nora’yı çok sevmektedir. Ancak kader bir gün elim bir trafik kazasıyla bu iki sevgiliyi birbirinden ayırır. Matteo ölen karısı ve çocuğunun ardından zor günler geçirir, mesleğinden atılır, hayattan kopar ve kendisine insanlardan uzakta bir yaşam seçer. Bunun için dağda bir ev inşa eder. Doğa ile başbaşa hayatını sürdürürken, gelip giden dağcılar ile kısa iletişimlerde de bulunur. Ordan gelip geçenler onu bir türlü anlayamazlar. Kitapta Matteo ile birlikte ruhsal huzur yolunda biz de adımlar atıyoruz/atmalıyız. Ancak bana dağda yaşam fikri cazip gelmediğinden midir yoksa kitabı orjinal dilinden değil de bir çevirmenin anlatımıyla okuyuşumdan mıdır bilemiyorum, zaman zaman beni sıktığını hissettiğim bölümler de oldu. Kitabın sonu hüzünlü bitse de yazarın anlatış tarzı nedeniyle gülümseyerek kapattım kapağını.

Arka kapak yazısından;

Kırılganlığımız güce, kader bilgeliğe, trajediler aşka, zifiri karanlık içsel aydınlığa dönüşebilir. “Öyle bir an oldu ki, ikimizin minik taşları düzgün biçimde yan yana düştüler. Ben bir adım atıyordum, sen de aynı uzunlukta bir adım atıyordun. Ben seni bekliyordum, sen bana yetişiyordun, ben sana ulaşıyordum, sen beni bekliyordun. Sonsuza kadar böyle gideceğimizi sanıyorduk. Oysa ben şimdi ormanda yürüyorum ve ayak izlerimden başka iz yok. Kimse yürümüyor yanımda, kimse izlemiyor beni, ya da önümden gitmiyor…”
Matteo ve Nora… biri ateştir diğeri su, biri akıldır diğeri yürek, biri sürekli harekettir diğeriyse durgunluk ve huzur; biri düşüncedir diğeri sezgi, biri zamandır diğeriyse sonsuzluk…
Ancak bir gün bu mükemmel uyum dünyanın trajik yasaları karşısında dağılır gider… Matteo bir anda içinde dipsiz bir boşlukla tek başına kalır. Ama yollar onu asla bırakmaz ve hiçbir şekilde tahmin edemeyeceği bir geleceğe taşır.
Zamanla doğa yasalarının gizemini keşfeden Matteo, insanların kendilerini bulmak, hayatı tanımak için ziyaret ettiği bir tür keşiş olup çıkar. Hayatın ve aşkın gizeminin, Nora’nın ardında bıraktığı bu büyük soru işaretinde yattığını, Matteo bir gün anlayacaktır…
Sonsuza Kadar kimi zaman yok eden, kimi zaman da arındıran içimizdeki ateşi anlatıyor…

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kitap Tantımı #45 Sonsuza Kadar için 3 cevap

  1. Kadınlar bazen ağır bir romana benzer :))bazende su daki yansimadir, anlattiklarina yakinsaniz… Hic olmadi cikarimlardir ortak noktaniz….

  2. CerkeS KıZı dedi ki:

    güzelmiş..Lakin yüreğim kaldırmıyor artık ayrılıkları..

  3. Kalemzâde dedi ki:

    Uzun süredir uğrayamıyorum. Lütfen gönül koymayın. Kitaba yoğunlaştım. Herkesi dolaşıp bir selam göndereyim, karalama defterinin unutulmadığını söyleyeyim istedim.🙂 Saygı ve sevgilerimle…

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s