Hüzün

İnsanın elinin kolunun bağlı olması ne kötü, elimizden gelen tek şey dua etmek, maddi yardımda bulunmak ve… o kadar. Gecenin bu saatinde 01:34 sıcacık evde üşüyorsam ben, oradakiler ne yapıyordur acaba? STV’deki yardım programı ve toplanan eski parayla trilyonlar… İnşaallah yerlerine en kısa zamanda ulaşır. İnsan kızmadan da duramıyor onca senedir bizlerden toplanan deprem vergileri ne oldu? Koskoca Türkiye’de, o kadar koskoca ki; yurt dışından gelen yardım taleplerine bile muhtaç olmadığını dile getirip reddedecek kadar; çadır nasıl yetmez? Peki ya bu deprem daha büyük şiddetle İstanbul’da olsa ne olacaktı?

Yapılması gereken ne varsa bundan sonrası için; bir an önce zorunlu tutulmalı. Binalar mı güçlendirilecek, yıkılıp yeniden mi yapılacak, Kızılay yeniden güncellenecek mi, Akut gibi milletin takdirini kazanan kuruluşlar daha çok desteklenecek mi, halk biraz daha bilinçlendirilecek mi, herkesin evinde bir adet çadır bulunması mı sağlanacak(!), devlet eliyle, gerekirse cezai yaptırımlar uygulanarak yapılmalı. Sene olmuş 2011 biz hala kumdan, kerpiçten derme çatma binalar altında kalan canların derdine düşüyoruz, sağ salim kurtulanların başlarını sokacakları bezden evleri temin edemiyoruz. Bu muydu güçlü Türkiye? Bu böyle mi olmalıydı?

Bir de faşizm türküleri ççağıranlar var, hangi yüzyıldan kalma beyinlere sahip oldukları tartışılır. Kaldı ki bu eski modellerden benim çevremde de var. Orda burda duyuyorum;”oh olsun” lar, “onlar polise askere şunu bunu yaptı haketti” ler… Vicdan alınıp satılan bi şey olsaydı kiloyla da, hayrıma alıp birer kilo vicdan verseydim bu tiplere… Verseydim ki; ellerinde bulunan körpecik beyinleri zehirlemeselerdi ırkçılıkla! Dilerim ki çoluk çocukları da bir gün Van 100. Yıl Üniversite’sini kazansınlar, yok olmadı oraya atansınlar hadi bilemedim; bir Van’lıya aşık olsunlar da oralarda yuva kursunlar, hatta torunları Kürt olsun. O zaman da bu kafatasçılığa devam edebilecekler mi ben de göreyim.

Bireysel manada ne yapabilirizi de konuşuyoruz eşimle, her ilde bulunan Akut birimlerine kaydolabiliriz mesela, gönüllü olabiliriz, benden ne kadar arama kurtarmacı olur muamma ama o yolda bir girişimde bulunmak bile güzel olur diye düşündük.

Bir de eşimle anlaşamadığımız bir nokta, nasılsa okuyacağı için o şimdi mışıl mışıl uyurken ben buraya yazayım; kızım 7 yaşında, yaşanan acıları ondan ne kadar daha saklı tutmamız gerek? Ben hayatın gerçekleriyle belli mertebede de olsa yüzleşmesi gerektiğine inanıyorum. Haber görüntülerini izletmeyerek, deprem olmuş ama kimseye bişey olmamış üzülme diyerek, babası trafik kazasında ölen arkadaşının babasına hiçbir şey olmadığını dile getirerek, askerlerimize saldırmışlar ama kurtulmuşlar onlara bişey olmamış diyerek, ya da yumuşatarak, iyileşecekler vs diyerek… İçinde yaşadığı ülkenin gerçeklerini gizleyerek… Ne kadar daha sürmeli bu durum? Bana o artık büyüdü ibi geliyor… Duyarsız olsun istemiyorum, psikolojisi bozulsun da istemiyorum elbette, deprem korkusuyla uyumasın tabi ama… Bu konuda sizce nasıl davranılmalı?

 

Reklamlar

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Havadan Sudan, İzdüşüm içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s