Eylül de toparlandı gitti, depremle…

Günlerden Cuma, haftanın son günü olması yetmiyor gibi, Eylül’ün de son günü ve hatta Cuma’nın da son saatleri yazıyorum. Okul çıkışı vedalaşıp herkes birbirine “iyi tatiller” derken sonuna bir de “ohh bitti 5 gün”, “şükür bu haftayı da bitirdik”, “nasıl yorucu bir haftaydı” gibi yorgunluk ifadeleri ekliyordu. İşin garip yanı benim kendimi hiç de yorgun hissetmiyor oluşumdu. Esasında hepi topu 3 gün çalışıp yorgunluktan söz etmek biraz garip olurdu. Zaten bunu dile getiren birileri çıkar ve moralimi bozar nasılsa diye düşünerek ifade de etmedim.

Çıkışta yeni doğan bir bebeği görmeye gittik Elif’le. Bebek çok şekerdi, sapsarı saçları, masmavi ve çekik gözleri, pembe tombik yanakları ile biblo gibiydi. Elif doğal olarak bayıldı. Allah’tan bu sefer benim niye kardeşim yok triplerine girmedi evde. Şu cümleyi duymaktan bıktım “Hadi artık siz ne duruyorsunuz.” …

…Tam da bunları yazarken başım döndü, gözüm karardı gibi sanki sallandım gibi, acaba deprem mi?…..Evet Çamardı merkezli 4,5 şiddetinde… Hayatta en çok korktuğum şeylerden biri deprem… Tam da gününde; hem de yalnızken… 😦

….Sabah oldu, geceyi tedirgin geçirdim doğal olarak, nerde kalmıştık, ha yukardaki cümle. Aynı ya da benzer ifadelerin söylenmesinden, ima edilmesinden bıktım. Ki bunu söyleyen kişiler durumu bilen insanlar. İstatistiki rakamlar var neticede %5, %15 ve %50… %50 ve %15 işin hiç bir girişimimiz olmayacak. %5 ise çok düşük bir rakam. “Artık sormasanıza bana bunu” demek istiyorum, “siz sordukça benim canım acıyor” demek de istiyorum. Ama diyemiyorum, gülümsüyorum falan, güçlü durmaya çalışmak sanırım bu. Sonra sonra koyuyor insana bu cümleler. İnsanın yeniden yaşamak istediği şeyler olabilir hayatta. Benim de var; yeniden öğrenci olmak, yeniden Jeux D’enfants(Cesaretin var mı aşka?) filmini izlemek, yeniden İsim ile Ateş Arasında’yı okumak, yeniden Kâbe’de sabahlamak, yeniden anne olmak… Bütün bunlar kısmet işi, elimde olmayan şeyler her biri. Çok basit gibi görünse de basit değil aynı kitabı yeniden okumak, aynı filmi bir kez daha izlemek, nasip edilmesi lazım. Diğer herşey gibi… Bana göre, bize göre hava hoş iken size ne oluyor demek geliyor içimden, neyse diyorum. Ve yine sıkılıyorum insanların bu tavırlarından.

Reklamlar

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı İzdüşüm içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Eylül de toparlandı gitti, depremle…

  1. zeynep dedi ki:

    Baştan sona hak veriyorum yazdıklarına, anlattıklarına
    bazen insanların karşındakinin canının nereden yanacağını bilemiyor boş bulunuyor, ama söyledikleri de kulaktan bitrülü gitmiyor..
    ve ilaveten ben de bu sorudan çok sıkılanlardanım

    • zehrasunay dedi ki:

      Teşekkürler:) Sizin çocuğunuz var mı bilmiyorum ama bana bunu 2. için yapıyorlar üstelik 🙂 Ya hiç olmasaydı ne olurdu bilmiyorum, duymamak lazım, kulaklarını tıkayıp aldırış etmemek… Öyle yapıyorum zannediyorum ama sonradan batıyor sözler…

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s