Başlıyoruz…

Yeni bir eğitim öğretim yılı daha başladı sayılır. Yine seminer denen gereksiz uygulama ile uykularımızdan ediliyoruz. Gerçekten gereksiz bi kere, git otur ve dön. Tamam sene başı hazırlık falan yapılabilir de, bunun için 3 gün bile çokken 10 gün oturmaya gidiyoruz okula. Bir de hiç özlememişim ortamı git-gel bişey ifade etmiyor benim için.

Yazmayım diyordum aslında bu konuda bir şeyler ama ta ki az önce okulun norm durumuna bakıncaya kadar. Yine norm fazlası olmuşum. İlçede bizim okuldan daha fazla ders saati olan okul olmamasına rağmen nasılsa  var olan 6 kişiden, fazla olan 3 kişi arasına girmeyi başarmışım. Ben okumaktan bıktım bu bizim dersler ve branşlarla ilgili haberleri, ki hiç alakası olmayan insanlar nasıl bıkmasın. Sözün özü şu ki; bizim dersleri kaldırdı bakanlık sağolsun(!) ve neticede zamanında üniversitede en yüksek öğretmenlik puanıyla yerleştiğimiz bölümlerden şimdilerde pişmanlık duymaya başladık topluca. Ne işim vardıysa bilgisayar öğretmeni olup… Artık çok geç. Hani der ya şair;”Yavaş yavaş ölürler, Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler” gel de değiştir…işimde bedbahtım. Artık sabit bir yerde olmak istiyorum her sene başında bu absürt sıkıntıyı hissetmek istemiyorum. Hani ölmüyorum da şu an çalıştığım okulda kalmak için, hatta gitmeyi istiyorum başka bir okula…Ama orda da bir sonraki sene aynı duruma düşeceğimi biliyorum. Ne sıkıntılı durum. Henüz bir şey tebliğ edilmedi bana, bazı illerde Cuma’ya kadar boş olan okullar tercih edilsin şeklinde yazılar ulaşmış. Üstelik ilçede ihtiyaç yoksa il genelinde herhangi bir yer… Yok ya! Öğretmen olacaktıysam da keşke sınıf öğretmeni falan olsaydım. Sorunsuz, kafam rahat olurdu, bilgisayar sınıfları dökülen 3-4 okul da gezmek zorunda kalmazdım, tamirci pozisyonunda olmak zorunda da olmazdım, öğrencilerim de severdi beni daha çok…  Neyse… Hayırlısı bakalım ne olacak?

İyi şeyler de var tabi okulların açılmasıyla hissettiğim. Bu yıl Elif için geçen yıl yaşadığım endişeleri yaşamıyorum mesela. Yok alışacak mı, yok öğrenecek mi, yok öğretmeni nasıldır ki vs. vs. İnşallah tatil sonrası adaptasyonu hızlı olur. Öğretmeniyle arası iyi, rahat geçer inşaallah onun açısından bu yıl.

Son söz; her şeye rağmen inşallah güzel geçen bir yıl olur, hayırlı olsun bakalım hepimize yeni  eğitim-öğretim yılı… Ve sonbahar her şeye rağmen güzel.

Reklamlar

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Havadan Sudan, İzdüşüm içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

13 Responses to Başlıyoruz…

  1. kubish87 dedi ki:

    Sıkıntılı bi durummuş :s hayırlısı olsun cancağzım, sıkma canını..

  2. müberra dedi ki:

    yazının çoğu yeri beni anlatıyor sanki:)) yalnız eksik hatta yanlış bir dua ediyor olabilirsiniz hocam sınıf öğrt. olmayı isteyerek…biz sınıfçılar branşçılara hayranız:)) en azından köyde birleştirilmiş sınıf okutmak zorunda değil branşçılar…şu anki tespitime dayanarak en iyi branşın coğrafya ve din kültürü olduğunu düşünüyorum..:))duayı bu alana yönlendirebiliriz ;))) mesleğe yeni başlayan bi öğretmen gibi her yıl yeni okul yeni ortam yeni öğrenciler vs vs. beni de yordu…Allah yardımcımız olsun inş…

    • zehrasunay dedi ki:

      Canıım sen de mi norm fazlasısın? Ne bileyim şöyle düşününce, tek okulda sabit kalmak, ders sıkıntısı yaşamamak vs. Sınıfçıların halini yansıtıyor gibi geldi birden:) O daha zor tabi…Amin canım 🙂 Seni gördüğüme sevindim

      • müberra dedi ki:

        maalesef norm fazlası da değilim..ulaşımı omayan bir köy okuluna eş durumu ile geldim..norm fazlası olsam yeni açılan okula ya da il içinde başka bir okula geçme imkanım olur..hayırlısı olsun diyorum..bu dert olmasa başka bi şey olur muhtemelen..dertsiz olmuyor insan:))) buna da şükür diyeyim:))

      • zehrasunay dedi ki:

        Ayy:( Ne yapacaksın peki? Görevlendirme falan yapmıyorlar mı?

      • müberra dedi ki:

        görevlendirme yaptılar şimdiye kadar ama..bilirsiniz nereye isterlerse oraya oluyor:))merakla ve endişeyle bekleyiş oluyor her sene başı..bu yıl izne ayrıldım..çalışmam pek mümkün değil çok küçük..12 saat ayrı kalmam gerekior bebişten eğer çalışırsam..öyle işte ben de durumlar:))sizin nasıl oldu gelişmeler??? hala belli olmamış da olabilir…hayırlısı olsun inş..

  3. farukozcan dedi ki:

    Canını sıkma ablacım vardır elbet bir hayır. Allah gönlüne genişlik versin. İşlerine kolaylık versin. Küçük Elif’e de sevdiği meslekte çalışmayı nasip etsin. İşini sevmemek ama yapmak zorunda olmak ne kadar zordur bilirim. Allah yardımcın olsun. Selam ile

  4. Semra dedi ki:

    Gel de canını sıkma..İnşallah herşeyin hayırlısı olur..

    • zehrasunay dedi ki:

      Öyle valla… senin durum da karışıkmış, diyorum ki madem memlekette bize ihtiyaç kalmamış, gönderseler de gitsek yabancı diyarlara 🙂 Belki oralarda kıymetimizi bilen biri çıkar…

  5. gurkanca dedi ki:

    Sıkıcı bir durum evet. Ama Türkiye’de kim adil bir şekilde meslek sahibi oluyorki. Edebiyat öğretmenliği okuyorum misal ki sözelde en yüksek puanla girilen bölümlerden biridir. Üniversitede çektiğimiz işkence yetmiyor bir de taban puanlar yükseliyor. 84 oldu yahu dile kolay (: Osmanlıca,Göktürkçe,Uygurca derken ömür geçiyor. Dokuz Eylül bahçesinde bitap düşüyoruz. Yani Zehra Hanım. Sizin gibi mağdur hisseden çok acınızı paylaşıyoruz 🙂

    • zehrasunay dedi ki:

      Bölümünüz çok güzel, çok keyifli 🙂 Umarım atanırsınız, istediğiniz memlekete…

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s