Kitap Tanıtımı #35 Puslu Kıtalar Atlası

PUSLU KITALAR ATLASI

Yazar: İhsan Oktay Anar

Öncelikle belirtmeliyim ki, kitap son derece sürükleyici. 238 sayfa 2 gecede bitti. Hatta ilk gece geç saatlerde uykuya daldığımda kitabın etkisiyle olacak, rüyamda biri kulağıma şöyle fısıldıyordu “Eğer işinde sebat edersen, aseslikten humbaracıbaşılığa bile terfi edebilirsin”😀 Nasıl etkilenmişsem…Zaten bu aralar zihnimin fazlasıyla meşgul olmasına ihtiyacım var…

Yazar 1960 doğumlu ve Ege Üniversitesinde Felsefe Bölümü öğretim üyesi. Tarih bilgisine ve kullandığı dilin anlatılan zamanla harika bir şekilde örtüşmesine beni hayran bıraktı İhsan Oktay Anar. Bir insan bunca şeyi bir arada nasıl bilebilir, nasıl böyle harika kurgulayabilir ve nasıl bu kadar güzel kullanabilir dedirtti. Tanışmayı, derslerine katılmayı istedim biraz. İlk kitabıymış kendisinin ve 1995 te ilk basımı yapılmış, ben 42. baskıdan okudum…. Muhtemelen diğer kitaplarını da zaman içerisinde okurum.

Kitapta anlatılanları burada anlatmam mümkün değil, ama tarihten, felsefeden, okumaktan hoşlanıyorsanız mutlaka okumalısınız.

Başlıca karakterler şöyle; Arap İhsan, Uzun İhsan Efendi, Bünyamin, Alibaz(Efrasiyab), Hınzıryedi, Ebrehe, Zülfiyar…

Bu arada düşünüyorum o halde varım diyen filozof Rendekar da bizzat Descartes🙂 İsmi Ren Descartes’miş ve Farsî dillerde böyle anılıyormuş.

Alıntılar;

“…bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmektir. acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. dünyaya olan kayıtsızıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şevkten bir alem kurup keder ve ızdırıp fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı…”

“dünya bir düştür.evet, dünya… ah! evet, dünya bir masaldır.”

“hangimiz düş ve hangimiz gerçek? düşünüyorum, o halde ben varım. düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. çünkü o, benim düşüm. varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek, ben ise bir düş oluyorum”

“…kendi payıma ben dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. bu yeterince cesur olmadığımın bir göstergesi olabilir. aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum. sana izin veriyorum, git. git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. dünyadan ve onun binbir halinden korkma.”

Ha bu arada Teşkilat-ı İstihbarat-ı Humayun’dan bahsedilmesi bana zaman zaman Katre-i Matem’ini hatırlattı İskender Pala’nın🙂 Neticede okunması gereken kitaplardan, ben çok beğendim. Biraz metafizik boyut saçma gelse de anlatım öyle harika ki, herşey sanki gayet normalmiş gibi hissediyorsunuz okurken…Her neyse, okumadıysanız okuyun efendim…

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s