Asım Eren’li Olmak

1985 yılında henüz 6 yaşında öğrenim hayatıma başladığım okul olan Asım Eren İlöğretim Okulu ‘nun, kızım da artık bir ferdi. Okul bahçesinde öyle güzel anılarım var ki, arkadaşlarım, mis kokan öğretmenim, bize mandolin çalan müdürümüz, simit kuyruklarnın son ucu hizmetliler(bizim tabirimiz ile dayılar) hepsini gülümseyerek hatırlıyorum.

1. sınıfa başladığım gün biraz korkak, biraz heyecanlı ama çokca hevesliydim. O yıllarda okul 2 binadan oluşuyordu ve sobalıydı. Yerli malları haftasını kutlardık ve ardından mandalina kabuklarını soba üstünde tütsülerdik de mis gibi kokardı her yer. Üşüyen ellerimizi tenefüs dönşlerinde ısıtırdık, hatta montumun ucunu yakmıştım da bir keresinde annemden bolca azar işitmiştim.  Ve sık sık eldiven kaybederdim ne hikmetse 🙂

1. sınıfı bitirip 2. sınıfa başladığım yıl sadece 1. sınıflara ait olan minicik yan binamız yıkılmıştı. Eski binanın bitişiğine yeni bir tane eklenmiş ve aradan geçiş sağlanmıştı. Hatta 2. sınıfın ilk günü biz öğrencilere bahçedeki inşaat artıklarını toplamak bile düşmüştü. 🙂 Çok net hatırlıyorum bahçemiz de aynı yıl altıgen kaldırım taşları ile donatılmıştı da ne sevinmiştik sek sek oynamak adına… 🙂

Simsiyah önlüklerimiz vardı, bembeyaz yakalarımızın altında. Saçlarımızda kocaman beyaz kurdelalar, bir de cebimize beyaz, ucu dantelli mendilimizi yerleştirmişsek bizden güzeli yoktu zannımca. Mis kokulu öğretmenimiz her Pazartesi tırnak kontrolü yapardı bembeyaz mendiller üstündeki minik ellerden. Ha bir de beslenme dönüşü karın kontrolümüz vardı hergün, bakalım doymuş muyduk? 🙂 Oldum olası yemek yemeyi sevmeyen ben, o anlarda karnımı şişirerek kaytarırdım kontrollerden 🙂 Ve inanılmaz şekilde kıskanırdım mis kokulu öğretmenimi bir başkasının saçını okşarken… 🙂

O yıllar sabahçı-öğleci olurduk bir de. Günde 5 ders yapardık, hepsine de kendi öğretmenimiz girerdi. En çok sabahçılığı severdim, kalan zamanda bol bol oyun oynamak için. Bir de babamın bana matematik çalıştırmasına bayılırdım. Keşke onun kadar zeki olsam derdim hep içimden, öyle ulaşılmaz görünürdü ki… 🙂

Velhasıl anlatacak şey çok ilkokul yıllarıma dair… Şimdi kızım aynı okulda, ne güzel şans. “Asım Erenli Olmak Ayrıcalıktır” sloganını bol bol duyduk bu iki gün boyunca. Buna yürekten inanıyorum. Gerçekten aile olabilmeyi başarmış bir kadro, birbirinden fedakar, çalışkan öğretmenler, her halinden son derece babacan ve çalışkan olduğu belli olan bir müdür. Çok güzel bir 2 gün yaşattılar bizlere. Satış bölümünden, sahne arkasına, sahne üstünden, reyonlara kadar  profesyoneller gibiydiler. Aralarındaki organizasyon, dayanışma müthişti. Bütün ayrıntıları önceden planlamışlardı. Ve çok yoruldular. Bizim gördüğümüz sadece 2 gündü onlar öncesinde de çok çalıştılar. Halkın nazarında emeklerine değdi, umarım okul yararına olan kazanç noktasında da emeklerine değmiştir.

Ve son söz olarak diyorum ki; böyle güzel bir ailenin, kıyıdan köşeden de olsa bir ferdi olmak ne hoş…

Reklamlar

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Havadan Sudan, İzdüşüm içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s