Kitap Tantımı #26 Cümle Kapısı

Cümle Kapısı

Yazar: Nazan Bekiroğlu

Kutsal bir yolculukla da bölünse okuma sürecim, severek okudum kitabını Nazan Hanımın. Diğer kitaplarına göre daha farklıydı, sanki yanıbaşımdaydı da sohbet ediyorduk, o kadar içtendi. Hocası Orhan Okay’a ithaf etmiş, önce Şems-i Tebrizi’den bahsetmiş sonra hocasından. Okudukça tanımak isteği uyandı bende hocaya karşı. Sonra zindanların tarihsel gelişiminden bahsetmiş uzun uzun… Okudukça ne kadar az okuduğumu farkettim. Bir dünya eser, yazar ve şairden bahsetmiş yolu zindandan geçen; bana cehaletimi farkettiren. Sonra Nazım’ın gerekçesiz aşkı Piraye’den… Gözlerimi dolduran Adnan Menderes mektuplarından ve nihayet Turganyev’in Babalar ve Oğullar’ından ve ardından ihanetten; sevgilim ihanetten… Öyle bir içdökümü ile noktalanmış ki kitap, doludizgin bir okuma-anlama-ağlama serüveni yaşatıyor okuyucusuna. Ve yine sözü gelmiş de Nur’un babasına dayamış, esamesinin ateşe atıldığı o ana… Dayamış da benim boğazıma bir yumruk oturtuvermiş; “Cümle Kapısı. Kapalı bir kapı aslında. Nur’un babasına son cümlesi, esamenin ateşe düştüğü an. Kime nasıl anlatayım?” ………”Bana anlat, sadece bana, anlarım inan” demek geliyor içimden, sonra sıyrılmaya çalışıyorum bu hüzün atmosferinden; bütün bu hislerim, cümlelerim ve muhatabımın bir vehim olduğuna aklımı ikna etme çabalarıyla.

İç dökümünden;

Ve ben. Bir sonbahar sabahında. Sonbahar dediysem, eylül. Her şey sarıya dönerken. Ayasofya’nın bahçesinde. Ayasofya dediysem, Karadeniz’in kıyısındaki bir Ayasofya. İri yapraklı incir ağaçlarının, sarı meyveli hurmaların ve olgunlaşmış nar dallarının altında. Bir kâse zeytinyağı, bir tutam kekik, birkaç zeytin tanesi. Bütün yaşadıklarıma. İçimde türlü suret acıya dönüşen meşakkatli ama şikâyetçi olmadığım hayatıma. Yüksekten, çok yüksekten bakabileceğim kadar yükselerek yerin yüzünden. Siyah ile beyazın, sarı ile mavinin, ve bu arada tabii ki morun, tekbaşınalığından sıyrılarak tek bir rengin içinde eridiğini. Tek renge dönüştüğünü. Onun da artık bu dünyaya ait olmadığını. O kadar çok sesin, aslında kendisi olmak için değil çok sesten yapılma tek bir sesin içinde olmak için anlamını yitirdiğini. Ancak anlamını yitirdiği yerde bambaşka bir anlam kazandığını. Yani ki rüyada çekilen acının anlamsızlaştığını. Kavrayarak. Kalbimi çatlatacak bir ferahlamayla fark etsem.

Bir kez daha diyorum, bir defterin sonuna iyice yaklaşmışken. Şimdi bana sadece dönüp geriye bakmak kalmış. Öyle olmasaymış bu kadar kolay olmazmış bu içdökümü. Her şeyden vaz mı geçmişim? Kasvet mi sirayet etmiş içimin her yerine? Şimdi ben, ömrümün zulada ustura ağzı, bıçak sırtı yerinde. Yazı, çizi, bilim, düşünce. Ne yapsam yetmiyormuş. Ne hissetsem daha ilerisi ölüm, diyormuşum da ileri geçemiyormuşum. Biliyormuşum ki ırmakların önünü kapayan bendler, suyun gücünü, boşaltılamayan sonsuz enerjiye dönüştürünce her şey eksik kalıyormuş ve hiçbir şey artık hiçbir şeye yaramıyormuş. Seyyare değilmişim artık, çarpacak gezegen aramıyormuşum. Göz kamaştırıcı ışıktan sonra gelen ebedi karanlığı biliyormuşum. Âdem’in sınırlı sayıdaki kelimeleriyle yazılmış bütün yazıları, kitapları ve dahi kendi yazdıklarımı, her zaman için kıyabildiklerimi bir son defa kıysam da diyormuşum. Hepsini yaksam da diyormuşum bir de ben yansam. Bir ırmak olup da artık şu denize bir de ben kavuşsam. Başımı bir kaldırsam. Öyle bir gökyüzü görsem ki, lâcivert kadifesinde dolunaylar, hilâller, ışığı bir azalıp bir çoğalan yıldızlar, kayan ışık topları, parıltılı ve irili ufaklı gök cisimleri…. Hepsi muazzam bir nizam içre dönüyor olsalar. Bu dünyadan olmayan bu sessizlik içime işlese. Bir de suya baksam ki nilüferler, nergisler, yıldızlar, kandiller, parıltılar, ateş topları suyun üzerinde. “

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s