Kitap Tanıtımı #18 Nun Masalları

NUN MASALLARI

Yazar: Nazan Bekiroğlu

Yazarın Dergâh dergisinde farklı zamanlarda yazmış olduğu, kısmen birbirinin devamı niteliğinde olan hikayelerden oluşan bir kitap bu. Başlardaki hikayeleri merakla okudum ama belli bir yerden sonra olaylar karmaşıklaştı, öyle ki; okumak istemedim sanki okudukça içimin karanlık dehlizlerinde hapsolmuş, kapı kilitlerine varana kadar örümcek ağı kaplanmış odalarımı zorladı sanki yazar. Birileri dedim bu okuduklarımı okusalar, en yakınımdaki birileri anlarlar mıydı benim anladıklarımı mesela? Ya da ne anlarlardı ki? Yarım bırakmaya her niyetlenişimde geri dönüp aldım elime, çok değil bazen sadece bir sayfa okuyup saatlerce düşündürdü… Bitince üzerimden bir yük kalktı sanki, ağır bir yük… Yine büyülü cümleler kurmuş Nazan Hanım… Kim bilir belki bir gün biri de Nazan Hanım’ı anlar…Anlatır… Tıpkı Şair Nigar hanımın anlaşılması gibi… Kim bilir?

Alıntılara gelirsek…

“Ben ağlamalıyım ve diyordu, biri bana ne kadar güzel ağlıyorsun, göz yaşların ne kadar güzel demeli. Sonra o birisinin, kendisi ağladığı zaman ona, ne güzel ağlıyorsun ve göz yaşların ne kadar güzel hattat, diyebilecek birisinin kendi zamanında hiç var olamayacağı düşüncesi, korkunç, bütün şimdiye kadar çektiği acıların hepsinden çok daha korkunç bir biçimde kalbini deldi.”

“İçimdeki denizden kaç dalga geçtiğini kim saydı? Bütün kalelerimin neden her defasında böyle savunmasız düştüğünün sebebini kim merak etti? Her çıkışımda kalelerimden, biraz daha nasıl olup da bu kadar küçülebildiğimin nedenini kim anladı? Mutlak olanda var olmak için yaptığım her şey, yazdığım her yazı, var olmak ve toplanmak için attığım her imza biraz daha dağılmama ve küçülmeme yol açtı.”

“Darmadağınık odamın bütün kapılarından, bütün pencerelerinden, bütün aralıklarından; gri, soğuk ve sinsi bir duman içeri yayılıyor. Yapış yapış. Hattat kaç kez hayatı, kaç kez aşkı ve kaç kez ölümü aramak için sefere çıktım. Kaçında geri döndüm. Ben senin ruhunun bütün çağrışımlarına ve tezahürlerine vakıfken, dahası hakkın varken benim üzerimde, bir mukadder meçhulde kesişecekken yollarımız, ne kadar yalnız olduğumu ve ne kadar acı çektiğimi bilmedin bile. Hattat çok yalnızım ve çok acı çekiyorum. Ama neden bu kadar acı çekiyorum.”

“İçimizde hep hüzün filizlendi ve içimizde hep ağlamamaya ilişkin birşeyler vardı. Hep yanlış kalelerin burçlarına bayrak çekmeyi düşledik. Tükenmemek için gerekli olan tılsımı bir türlü bulamadık. Çıktığımız yolculuklar hep yanlıştı ve bunu neden sonra farkettik.”

“Hattat sonsuzluğun belki sadece aramak olduğunun, sadece arandığı zaman var olduğunun farkındayım. Bıkmadan ve usanmadan bütün kapıları çalmakla birgün çok güzel bir şeye dönüşebileceğimizi biliyorum.”

“… günlerce aşkının yapısını çözmeye uğraştı. İçini yakan ve yüreğini sızlatan bütün o ayrıntıların ne olduğunu anlamak istedi. Neden onu görmek ve onun tarafından görülmek istediğinin o çok karanlıklardaki nedenini aydınlatmak. Kendi içinde ilerlemeye çalıştı günlerce, kendi içinde ilerlemesi gereken yolun bu olup olmadığını hesaba katarak.”

“Yüreğini asıl sızlatanın ne olduğunu fark etti. Onu ve onunla birlikte, diye düşündü. Bütün bu acılarım yaşayamadıklarımdan ve yaşatamadıklarımdan ileri geliyor.”

“Vaad ettiği ülkeyi vermeyenlerden olma ki vaad edilen ülkesi verilmeyenlerden olmayasın.”

“Hiçbir azabın anlaşılamamak dahası yanlış anlaşılmak kadar büyük olamayacağını fark etti. Çünkü yanlış anlaşılmak beraberinde yanlış anlamayı da getiriyordu.”

Reklamlar

About zehrasunay

1979 doğumlu, evli ve iki kız çocuğu annesi, Niğde-Bor'da yaşayan bir bilgisayar öğretmeni. https://zehrasunay.wordpress.com
Bu yazı Okudukça içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Kitap Tanıtımı #18 Nun Masalları

  1. Fatih dedi ki:

    Nazan Hanım bir cümleye bir okyanusu sığdırıyor. Daldıkça hiç bitmeyecek gibi geliyor ve bir kitabını bitirmek ne kadar da uzun sürüyor

  2. isimsizsiniz dedi ki:

    yusuf ile zülayha, leyla il mecnun ferhat ile sirin efsanelerinin aksine yasanmıs gercek bir asktır. kur’an daki yusuf suresiyle sabittir. bu da kitaba baska bir anlam katıyor. üstelik bu ask hikayesinde büyük bir tevazu,erdem,sabır ve iffet hakim. bu da karaktrlerin yüzüne yansıyor,güzellikleri hikayeyi taçlandırıyor. okurken sizi bambaska bir zamana,mekana ve mistik bir havaya bürüyor.yazarın dili de o mistik havayı destekler nitelikte olunca kitabın tadı damağınızda kalıyor…

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s