Tag Archives: hamilelik

Gebelikte Diyabet

Gebelikte diyabet, hamilelikte şeker hastalığı vs. tüm bu tanımlamalar yaklaşık 20 gündür hayatımda. Bu gün 28. hafta bitti yaklışk 11-12 hafta kadar kaldı inşallah minik kızımı kucağıma almama. Ama son günlerde yaşadıklarım beni çok yordu. Şeker hastaları bilirler beslenmelerine dikkat etmeleri gerekir her zaman, özellikle açlık zamanlarında adeta dermanları kalmaz ve çok agresif olurlar. Benim de yaşadığım buna yakın şeyler. Aklım karmakarışık olduğundan mıdır nedir yazarken de konuyu toparlayamıyorum.  Beklediğim bir durum değildi neticede ve hayatımda hiç kilo problemi yaşamadığım için ilk kez bir diyetisyenle görüştüm. Verdiği diyet listesi çok ağır olmasa da uymak zor geliyor bana. Hele de günde bir çeşit yemeği zor yaptığım şu günlerde öğlen ayrı akşam ayrı şeyler pişirmek, sürekli yoğurt, süt, meyve yemek, kısaca sağlıklı beslenmek. Oysa benim en büyük yaz lüksüm karpuz+beyaz peynirle geçiştirilen öğünler olurdu her zaman… Ama her meyve masum değil diyabet açısından ve karpuz da halay başını çekiyor bu meyveler arasında…

Süreç şu şekilde ilerliyor benim ve bir çok hamilenin durumunda; 24. hafta ile 26. haftalar arasında açlık ve şeker yükleme testleri yapılıyor. Rutin olan bu testlerde hamilelerin %95inde sorun çıkmıyormuş. %5lik şanssız dilimdeyseniz eğer ileri düzey tarama testlerine tabi tutuluyorsunuz ve diyet başlanıyor. 2 haftadır verilen diyete de uymama rağmen dün benim sonucum yine yüksek çıktı… 130 alması gereken değer 168 çıktı. Doktorun sözleri ise beni iyice üzmeye yetti, “10 gün daha diyetine devam ediyorsun ve sonra yine bakıyoruz, eğer yüksekse İNSÜLİN’e başlıyoruz.”

İnsülin kelimesi çok olumsuz etkiliyor insanı çünkü öncesindeki görüşmelerimizde; “Eğer insüline başlarsan hamileliğin bittikten sonra da devam etmen gerekebilir demişti” Kendimi buna psikolojik olarak hazırlayamıyorum, bir türlü kabullenmek istemiyorum 32 yaşında şeker hastası olup sabah akşam kendi kendime iğne yapmam gerekebileceği fikrini… İnsanın morali çok bozuluyor…

Buraya kadar kendime ilişkin endişelerimi yazdım, olayın diğer boyutu ve esas önemli olanı ise bebekle ilgili olan kısmı, özellikle anne karnında ani ölümlerin (Allah korusun) başlıca sebebi olarak görülüyor gebelikte diyabet rahatsızlığı… Aklıma getirmemeye çalışarak hiç aklımdan çıkmayan bu ihtimal her daim ağlamaklı kılıyor beni… Bunun yanı sıra doğum sonrası bebekte şekerle ilgili  rahatsızlıkların da görülmesine sebep olabiliyor ve doğumun donanımlı bir yeni doğan yoğun bakım ünitesinin bulunduğu bir hastanede yapılması gerekiyor… Niğde gibi bir yerde bu şartlara güvenmek oldukça güç…

Hamileliğin vermiş olduğu ruhsal gel-git durumlarını her anne bilir… Bu etkenlee bir de yukarıdaki durumlar eklenince iyice kötü hissediyorum kendimi zaman zaman… Bazen kimsenin beni önemsemediği/sevmediği hissine kapılıyorum. Beklenti içerisinde oluyorum özellikle de sevdiklerimden, benim onları önemsemem kadar onlar da beni önemsesinler istiyorum hatta daha fazla… Aranmak/sorulmak istiyor insan. Evdekiler benimle birlikte diyet yapsınlar değil derdim ama daha özenli davranabilirler gibi geliyor… Mesela  bir yerden dönerken benim yiyemeyeceğimi bildikleri şeyler sipariş etmeye bir cafeye götürmeseler insanlarla beni…Sonra neşe içinde sıralanan seçeneklerden seçimler yapmasalar yanımda, canımın çekeceğini ve yiyemeyeceğimi bile bile…Bunlar eşim,annem, kızım, babam olmasa yabancı kişiler olsa mesela…Umrumda olmasa davranışları… Sonra kepekli ekmeğimin bittiğini bile bile, pişirmem gereken sebzenin evde olmadığını bile bile, yemek yemem gereken saati bile bile yatıp uyumasalar… Bütün bu süreci hem maddeten hem de manen tek başıma yaşamak zorunda bırakmasalar beni… Sonra da sanki çok önemsiyormuş ve yalnız bırakmak istemiyormuş gibi hastaneye tek başıma göndermemezlik yapmasalar… Daha tutarlı davransalar, en üzülmemem gereken zamanda “yalnız” hissetmeme neden olmasalar…

Eğer geeblikte diyabet hakkında bilimsel bir şeyler okumak da isterseniz şu adrese bakabilirsiniz ; http://www.gebelik.org/dosyalar/diabet.html

Yorum yap

Filed under Hamilelik güncesi, İzdüşüm

26. Hafta

Zaman nasıl hızlı akıp gidiyor. Teoman’ın şarkısında dediği gibi;”Nasıl oluyor; vakit bir türlü geçmezken Yıllar, hayatlar geçiyor?” insan şaşırıp kalıyor…  Sanki daha 1 ay önce almışım gibi hissediyorum bu sürpriz haberi, oysa tam 26 haftalık olmuş bebeğim… Şimdi hızla büyüyor artık hareketlerini, tekmelerini sadece ben hissetmiyorum. O an yanımda kim varsa elini elime alıp karnıma koyuyorum, çok şaşırıyor özellikle henüz çocuk sahibi olmayan arkadaşlarım :) Ama babaya karşı biraz nazlı olacak gibi çünkü ne zaman babası dokunsa hareketli de olsa duruveriyor…

Bir kaç gün önce doktor kontrolüm vardı, çok şükür bebeğin sağlığı iyi, tam 980 gr ve 35 cm olmuş:) Bense yaklaşık 7 kg kadar daha şişmanım eski halime nazaran… Çevremdekiler hep yakıştığını söylüyorlar hamileliğin, mutlu oluyorum… Mutlu oluyorum demişken bu hisse eskisinden daha fazla ihtiyacım var bu ara… Hamilelik nedeniyle psikolojik olarak insan inişli çıkışlı anlar yaşıyor. Bazen kocaman bir hüzün kaplanıyor insanın içine, beklenti içinde olmak da büyük etken buna. Hep insanlardan beklentisiz yaşamayı istemişimdir ve başaramamışımdır bu zamana kadar… Yine benzer durumlar, bu kez kırgınlıklarım daha uzun sürüyor, içimden çıkmıyor, durup durup gözlerim doluyor falan, ama ne zaman böyle olsam kime kırıldıysam bi şekilde o da üzülüyor, Allah beni çok seviyor :)

Bebeğin sağlığı çok şükür iyi ama benim bazı sorunlarım var, şekerim yüksek çıktı örneğin, maksimum değer 120 olması gerekirken 200lerde, şimdi diyet yapıyorum 3 gün sonra yinelenecek testler, inşallah insülin kullanmam gerekmez gebelik süresince. Sonrası için değilse de 3 ay da olsa insülin zor geliyor hem bir de bebekte de şeker hatalığı riski artıyormuş benim yüksek olursa. İnşaallah düşer… Bunun yanında halsizlik had safhada bir de benim o güzelim incecik ayaklarım şu an şişmiş durumdalar :(

Buralarda havalar çok sıcak, yazı nasıl geçireceğimin tasasındayım çünkü yolculuğa çıkmak istemiyorum böyle iken… Eylül’ü bekliyorum şimdi, Allah’tan bana sabır, şükür, huzur ve güzellikler vermesini dileyerek… Hazır yeri gelmişken, buraya kadar okuyan var ise:); yarınki Miraç kandillerini kutluyorum, bana/bize dua etmelerini umut ederek… Ve ne zaman konuşamasam yazıyorum…

“Artık ne sen konuşmalısın ne başkası

Yaşamak adına geçtik bütün değerleri

Beyazın en orta yerinde duydu yürek

Bu rüzgâr tutmaz insanı uzun boylu

Bu rüzgâr serseri …

Şimdi kavramların ve cümle rüzgârların dışında

Durdum bekliyorum, gelme.”
Gülten Akın

Yorum yap

Filed under Hamilelik güncesi