Evde Kedi Beslemek

Merhabalar, öncelikle belirtmem gerekir ki; bu bir sipariş yazıdır! :) Evinde kedi beslemek isteyip de zorluklarını merak edenler için kaleme alınmıştır. Ancak okudukça anlayacaksınız ki; evde kedi beslemenin öyle düşünüldüğü gibi büyük zorlukları yoktur.

Önce bizim kedimiz olan Mini’den bahsetmeliyim. Her ne kadar ismi evde Mını olarak telaffuz edilse de, diğer insanlar tarafından beğeni görmeyip anlaşılmadığı için onların yanında Mını’yı Mini’ye çeviriyoruz. Bu iki simin de herhangi bir özel anlamı yok bizim için. Yalnızca alnının ortasındaki kocaman M harfini temsil ediyor diyebilirim. Onunla ilk karşılaşmamız ve evimize nasıl misafir olarak geldiğiyle ilgili şurda bir yazı yazmıştım. Orayı okursanız ya da zaten okumuş iseniz bu kedinin evimize plansız programsız bir şekilde misafir olup sonra evimize yerleşip kaldığını anlarsınız. İlk geldiğinde veterinerin söylediğine göre henüz 2 haftalık kadardı, buna göre şimdi sanırım yaklaşık 6 aylık koca bir kız oldu. İlk geldiği gece saat 04:00’a kadar başında beklemiştim, uyumamış ve sürekli miyavlamıştı. İlk kez tuvaletini o gece kuma yaptığında çok sevinmiştim. Hatta bu olay olunca benimle birlikte Msn’de bekleyen arkadaşıma da aşırı bir sevinç tepkisi vermiştim. :) O günden sonra da hiç ortalığa pislemedi akıllı kız.

Evde kedi beslemek isteyen insanların en çok sorduğu soru bu, tuvaletini nereye yapıyor? Kediler çok temiz hayvanlar, bir kutunun içerisine koyduğunuz kedi kumunu patileriyle eşeletip koklattığınızda oraya yapıyorlar ilk tuvaletlerini. Bundan sonrası kolay, her seferinde o kokuyu arıyorlar ve koku olmayan yere yapmadıkları için ortalığa pislemiyorlar. Bizim evimizde camla kapalı bir balkonumuz var kedi kumu orda bulunuyor. Balkon kapısı hep kıyalı duruyor ve her seferinde oraya gidip yapıyor ve uzun uzun üzerini kapatıyor :) Normal toprak da olabilirmiş ama kedi kumlarının koku yapmama ve taşlaşma özellikleri sayesinde temizlikleri kolay. Kumu uzun süre pis bırakırsanız sıkıntı yaşıyor yapamıyor onu da belirtmek lazım. Bizim kız eğer ki balkon kapısı kendiliğinden kapanmışsa, kapı önünde turlayıp miyavlayarak belli ediyor tuvaletinin geldiğini.

Veteriner kontrolleri de ilk zamanlar aylık yapılıyor. 21 günde bir olması gereken bir aşı var bu 3 ay sürüyor sonrasında o aşı 3 ayda bire düşüyor. Bu yapılan aşılar kedinin kendi sağlığı için. Sizin sağlığınız için ise şöyle bir durum söz konusu; duymuşsunuzdur kedi tüyü ve kist. Toplum tarafından yanlış bilinen bir şey bu kist olayı. Kedi tüyünü yutmak, nefesle ciğerinize kaçması gibi durumlar kiste sebep olmuyor. Kiste sebep olan şey dışkısı. Kedi kendini temizlemek için sürekli yalanıyor. Bu sebeple dışkısındaki bakterileri tüylerine taşıyabiliyor yalayarak. Eğer siz kist için önlem almamışsanız, ki bu önlem kist ilacı ya da aşısıyla sağlanıyor, tüylerine bulaşan bakteriler siz kediyi sevdikçe ellerinize bulaşıyor ve ellerinizi yıkayarak kurtulamıyorsunuz bu bakteriden. Ama dediğim gibi kist ilacını vermişseniz, kedinin dışkısında o bakteri olmuyor ve böylece o mikoplar tüylerine ve size bulaşmıyor.

Yemek konusunda bizim kız tabiri caizse biraz nane molla. Mesela sütü pek sevmiyor, hazır mamalarla arası iyi değil, salam sosis sucuk türü şeyleri çok seviyor. Balık ve tavuk da favorisi ama tek geçtiği en çok sevdiği yiyecek ise; sıkı durun yaş pasta! :) Özellikle Özsüt’ten aldığımız pastaların kremasını ve kekini yemeye bayılıyor. Kutuları silip süpürüyor. Puding pişirmişsem elimden yedirmeyi acaip seviyorum :) Kedilerin dilleri biraz pütürlü ve sert. Elinizi yalarken tuhaf hissediyorsunuz. Şu ucuzluk marketlerinde (ŞOK-BİM) çok ucuz fiyata alabileceğiniz sosisler salamlar bulabiliyorsunuz. Tabi bunlaırı kendiniz yemeyin içinde muhtemelen kıkırdak ve sakatat vs. vardır. Ama kedileriniz için ideal.

Bizim kız beni nerdeyse hiç tırmalamadı. Ama kızımı  ve eşimi bol bol tırmalıyor. Bunun için arada bir tırnaklarını kesmeniz gerekebilir. Tırnak kesme olayı da ayrı bir maceraydı ilk zamanlar hayvan resmen çıldırıyordu. Ama 7 yaşındaki kızıma bıraktık tırnaklarını o çok kolayca hallediyor. Mını uyurken patilerini eline alıp usul usul kesiyor tırnaklarını o da hiç sesini çıkarmıyor. Uyurken ya da yeni uyanmışken kediler ayrı bir güzel :)  Çok sakin oluyorlar mesela bizimki normalde göbüşüne hiç ellettirmezken yeni uyandığında sırt üstü yatıp sevdirebiliyor göbüşünü de:)

İlk geldiği gece söylemişlerdi, “dikkat edin bağlanırsınız ve bırakamazsınız” diye. Aynen öyle oluyor. Suratına bakmak göz göze durmak gibi özel anlar aranızdaki bağı artırıyor. İlk geldiğinde gözleri maviydi şimdi ise yeşile döndü bizimkinin. Vücudunda yer yer beyazları olsa da sarışın bir kızımız var. Tüyleri dökülüyor her kedi kadar ama çok sorun oluşturmuyor henüz. Upuzun rakun gibi çizgili bir kuyruğu var. Gündüz saatlerinde bol bol uyuyor. Ama çok da oyuncu ve hareketli bir kedicik henüz tabi.

Ha bir de sanırım henüz ergenliğe girmedi. Dişi kedilerin böyle bir sorunları da varmış henüz yaşamadıysak da veterinerden öğrendik ki bi süre sonra evde biraz huysuzluk yapacak. O dönem ne yaparız bilemiyorum. Kızgınlıklarını gidermek için aşılar varmış ya da kesin çözüm kısırlaştırmakmış. Ama bir canlının anne olma hakkını elinden almak çok bencilce geliyor bana, belki bir damat buluruz kendimize kim bilir. :) Yavrularsa ne yaparız onu da hiç bilmiyorum :)

Bütün bunların yanında en sevdiğim anlarından bahsetmek isterim. Gece biz uyurken doğal olarak kapılarımızı kapatıyoruz ki içeri girmesin. Girmesinde bi sorun yok o da kıvrılıp uyur ayak ucumuzda ama susmuyor :) Sürekli mırıldıyor yanımızda uyuyorsa eğer. Bir kedinin mırıldaması onun mutlu olduğunun göstergesi bu arada. Nerde kalmıştım ha evet, gece eşim uyanıp odadan çıktığında soluğu benim yanımda alıyor. Ben uyurken sol yanıma düşmüş hareketsiz elime, avcumun içine başını sürtüyor. “Sev beni işte böyle” der gibi zorla okşatıyor kafasını. Eğer tepki vermemiş ve sevmemişsem burnumun ucuna kadar gelip burnunu dayıyor hatta bi kez yalamıştı burnumu. :) Çok sırnaşık kendini sevdirmek istiyorsa kurtuluşunuz yok, nereye giderseniz yanınızda bitiyor bacaklarınıza sürtünüyor ellerinize sürtünüyor iyice okşanmadan da gitmiyor.  Yağmurlu günlerde pencere önünde kucağımda yağmuru izlemek de ayrı güzel. Ufff ne kadar da uzun yazmışım. :)

Son olarak belirteyim ki evde kedi beslemek, eğer ki kedileri seviyorsanız benim gibi harika bir duygu. Yaşattığı güzel duygular zorluklarını siliyor. Bir de insan umutsuz olmamalı :) Bunu neden mi yazdım? İşte bundan; yaklaşık 4 yıl öncesinde başka bir platformda kendimi tanıtan bir yazı yazmışım ve bu cümleyi kurmuşum… “Bir de hep bi kedisi olsun istedi hiç olmadı. Sanırım hayatta gerçekleşmeyen tek hayali bu :)İnancını yitirdi artık; hep bi kedisi olsun istedi, hiç olmadı, olmayacak da…” :)

Ve son islamî açıdan evde kedi beslemeye ilişkin endişeleriniz varsa şuraya göz atabilirsiniz.:) Ve ayrıca buraya kadar sabırla okuduysanız tebrik ediyorum sizi:)

 

About these ads

59 Yorum

Filed under Havadan Sudan, Uncategorized, İzdüşüm

59 responses to “Evde Kedi Beslemek

  1. Ben de öyle çok seviyorum ki kedileri..Çocukken besledim iki tane..Çok bağlıydım..Ufaklık ölünce günlerce ağlamıştım..Hiç unutmam annem sonunda kızıp “Ben ölsem bu kadar ağlamazsın herhalde” demişti.Onunla uyurdum bile..
    Keşke şimdi yine besleyebilsem..

    • SILA KIRŞAN

      Benimde 2 kedim vardı Bibi ve cesur Bibi kız Cesur erkekti ama öldüler Cesur okul servisimin atlında ezilmiş ama var ya benim canımı en çok Bibi’nin ölümü yaktı çünkü o ANNEMİN yüzünden öldü onu merdivenlerden attı ve şuan böyle bir annem olduğu için utanıyorum ona anne bile demek gelmiyor içimden…

      • Arkadaş hayvan severlerin hepsi mi böyle acaba? Benim teyzemde hayvanları annesinden babasından daha çok sever. Bende şunu iddia ediyorum hayvanları benim kadar kimse sevemez. Ama iş anne baba olunca orda bir durmak lazım. Bi kendinize gelin ne demek anne demek istemiyorum. O kedinin ölümüne sebep olduysa, seninde doğumuna sebep oldu o kadın nasıl silip atarsın bir kalemde???

  2. zehrasunay

    O da ayrı bir boyut tabi o durum yaşanırsa Elif’i de zor günler bekler beni de… Ömer biraz daha büyüynce besleyebilrsin belki neden olmasın…

  3. banu

    Nasıl da evinizin vazgeçilmezi oldu değil mi :) Maşallah, bayılıyorum buna ben. Biliyor musun, büyüyünce de aynı sevimliliğini koruyacak. Kısırlaştırma konusunda haklısın, bir kere doğurmasına izin verin bence de. Yavrular için şimdiden yuva arayışına geçerseniz hiç sorun kalmaz. Bir de şu var; bunun “gitmesi” ihtimalini göz önünde bulundurup, yavrulardan birini yanınızda tutmayı da düşünün derim. Ola ki bir şekilde hayatınızdan çıktı, hiç olmazsa ondan olma bir başka kediyle devam etmiş olursunuz :) Biz öyle yaptık, güzel bir duygu. Sevgili kızının ve senin gözlerinizden öpüyorum. Mını’yı da sıkıştır benim için :)

  4. Koca kişisi pek hazetmiyor kedilerden malesef:(

  5. oyy oyyy oyy sizin kedi de hiç sevilmeyecek gibi değilmiş ki yahu :)

  6. Aslinur

    Canım arkadaşım çok güzel bir yazı olmuş. Ayrıntılı ve tatminkar:) Ayrıca inanılmaz derecede özendirici.. Yazını okuduktan sonra daha da bir heves eder oldum kedi sahibi olmaya..
    Yalnız bir şeyi eklemeden geçemeyeceğim. Sizin kızın bu kadar uyumlu olmasının sebebi sizlerin kişiliği ve evdeki ortam/atmosfer. Kediler ilgi alanım olduğu için çok yazı okudum haklarında, kedi sahiplerini de yavrularıyla beraber bolca gözlemledim:) Kedilerin kişiliğinin türleriyle alakası elbet var ama şu da bir gerçek ki birarada bulundukları kişilere benziyor huyları, yeme içme alışkanlıkları.. Kedi sahibinin aynasıdır, dersem abartmış olmam:) kediye bakarak, sahibinin kişiliği ve yaşam tarzı hakkında fikir sahibi olabilirsin.

    • zehrasunay

      :) Dilerim en kısa zamanda kedilenirsiniz… Bu arada Bizim kızın bana, Elif’e ve eşime karşı tavırları farklı farklı… Bana daha sakin onlara daha hırçın :)) Burdan nasıl bir sonuç çıkarmalıyım senin sözlerine göre:)))

  7. canan

    Çok özendim ben de cidden anlatışınız, o özel ayrıntılar… Allah mutluluğunuzu bozmasın ne diyim darısı başımıza :)

  8. Geveze Kalem

    Temizlik, kıl, tüy konularındaki takıntılarımı yendiğim zaman, tabii bundan da önce oğlumun hayvan tüyüne alerjisi geçtiği zaman(herhalde eşek kadar olduğunda geçecek) ben de evde bir kedi ya da köpek beslemek istiyorum. Çok özendirici bir yazı olmuş. Hele de yağmuru izlemekle ilgili yazdıkların çok daha imrendiriyor insanı.:) Ayrıca bu küçük hanım çok şeker, çok alımlı.;-)
    Hepinize mutluluklar dilerim…

    • zehrasunay

      :) Teşekkürler Geveze, kısa zamanda patili günler dilerim size de… Tertemiz bu hayvanlar… Hatta emin ol bi çok insandan daha temizdir :) 15 günde bir de Clear ile foşuduk foşuduk yıkıyorum ben, mis gibi kokuyor:) Sevgiler…

  9. ayyhh yarabbiiiiiiimmm kediiiiiiii :)) tam bir kedi hastasıyım ve yazınızı okuyunca kedi aşkım tekrardan had safhaya ulaştı :))
    Kediler sanıldığı gibi nankör değiller,sadık,samimi sevimli varlıklar.. kediniz çok güzel maşallah..benimde hayalim bir gün iran kedimin olması.. inşallah sizin hayaliniz gibi benim de hayalim bir gün gerçek olur :)

  10. ece

    zehra hanım merhabalar,

    bendekedi beslemek istiyorum ama eşim namaz kılan bir insan oldugu için ‘tuvalete girip benim namaz kıldığım yere gelip oturucak ben dayanamam’ diyor. gerçekten öyle bir durum varsa bende istemem eşimi öyle zor durumda bırakamam. beni bu konuda bilgilendirin nolur kedileri çok seviyorum beni rahatlatın da bende buldugum küçük prensesime kavuşıyım…

    • zehrasunay

      Merhabalar :) Biz de namaz kılan insanlarız, bu konuda sanırım Ebu Hureyre’yi örnek verebiliriz… O namaz kılarken kedi gelip kucağında uyumuş ve uyandırmamak için giydiği kıyafeti keserek kalkmış kendisi. Ki diğer sahabeler Peygamber Efendimiz(S.A.V.)e gelip biri var evinde kedileri besliyor gibi bir şikayetle geldiklerinde, efendimiz onu övmüş ve ona kedicik babası anlamına gelen Ebu Hureyre lakabını bizzat vermiş… Yazının en son paragfafında bir link verdim oradan bakabilirsiniz… Ben bizim din kültürü öğretmenimize de bu konuda sorduğumda bir hadis ile cevap verdi o da şöyle idi; “Kedi ehli beyttendir, yediklerinden yenir, içtiklerinden içilir.” şeklinde… İnanın temiz hayvanlar kediler hatta bir çok insandan bile:)

  11. ece

    bişey daha sormak istiyorum yakın zamanda çocuk düşünüyoruz. hamile kalırsam kedinin hamileye sakıncası olur mu?
    internette araştırma yaptım çogu var diye saçma sapan şeyler yazmışlar :(

    • zehrasunay

      Hamilelerde evde kedi beslemenin erken dönemde düşüğe sebep olacağını ben de okumuştum… Bu konuda geniş bir bilgim yok, veterinere sorarım…

      • ece

        çok tşk ederim verdiğiniz bilgiler için… bunun içinde geri dönüş yaparsanız çok memnun olurum. Allah’a emanet olun…

  12. ece

    ayyyy tekrar bi soru sormak istiyorum.
    biraz taksit taksit oldu ama kusura bakmayın lütfen…
    dişi kediye sahpsiniz dye sorabiliyorum dişi kediler adet görüyorlarmış ve o dönemde pis kokarlarmış doğru mu?

    • zehrasunay

      Bizim kızımız henüz küçük ergen değil :) ama o dönem geldiğinde nasıl olacak henüz bir fikrim yok… Köpeklerde bunu yaşayan yakınlarım oldu ama kedileri bilemiyorum

      • ece

        zehra hanım bu konuyla da ilgili veterinere danışırsanız çok sevinirim tşk ederim… iyi geceler.

  13. ece

    hayrlı akşamlar hala sizden cevap bekliyorum…

  14. bu kedinin cinsi ne acaba?????????????bu kediden bende almak istiyorum da :D

  15. eaydinbas

    Merhaba, ben de kedi besliyorum oğluşumuz 3 senedir bizimle, Allah yokluğunu göstermesin.

    Şunu belirtmek istiyorum, hamilelikte kedinin bebeğe zararı yok ancak bazı şartlar gerekiyor ki; kedinin aşıları tam olmalı, eğer tüy dökme sorunu varsa bu halledilmeli, bunu halletmenin de en kolay yolu furminator denilen bir tarak,http://www.petsiparis.com/catinfo.asp?cid=481&upcat=451&gclid=CJSMrdyou64CFcJN3wod5BdVMw bu linkten bakıp özelliklerini okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

    Ve evin sıklıkla temizlenmesi gerekiyor. Bunlar yapıldıktan kedininin bir zararı olmuyor, en son kedi sahibi bir arkadaşım sağlıklı bir şeklde doğurdu bebeğini, bu dediklerimi de ona doktoru söylemiş. Kedilerinden ayrılmak zorunda kalmadılar yani …

    Ayrıca ergenliğe gelen kedilerin kısırlaştırılması çok önemli.. Biz hep kendimiz gibi düşünüyoruz, ancak onlarda aile kavramı yok, ve doğumda ölme riskleri var, bunun dışında kısırlaştırmanın daha pek çok faydası var ama ben fazla uzatmışım yazıyı burada keseyim.

    Bu yorumu yazmamın nedeni de, sizi twitırda gördüm,sitenizi öyle keşfettim, sanırım bebek beklediğiniz için kedinizden ayrılacaksınız, biraz olsun bilgi vermek istedim. Bir de son olarak hesionka’yı bilir misiniz bilmem, http://hesionka.com/ bu hesi’nin blogu, bir kedisi bir de bebişi var, aralarındaki bağ çok hoş, belki ilginizi çeker :)

    Kocaman sevgiler, dilerim bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız….

  16. Geri bildirim: Çok mutluyum be bi’log :) « Karalama Defteri

  17. bizim evde kediden fareye hamam böceğinden kertenkeleye yılandan akrebe ne ararsan var

  18. kedilerin adeti gelince ne yapılır bilen ?

  19. Yazı çok eskiymiş ben henüz tanıştım bu blogla. Ama müthiş anlatmışsınız. Ben de bir kedi alabilmek için annemleri ikna etmeye çalışıyordum! Tuvalet konusu için ekstra sevindim. Eğer bu blog halen aktifse ben de takipçisi olacağım!

  20. Yazınızı hiç sıkılmadan okudum arada kedi besleyecekler için yararlı bilgiler vermişsiniz. :) Bizim de bir kedimiz var yazın kaldığımız otelden ayrılırken son anda farkettik ve aldık yanımıza. :) ilk baş dışarıda besledik. Daha evde beslemek aklımızın ucundan bile geçmedi.. 1-2 hafta dışarıda besledik baktık bize baya bir alıştı hiç bırakmadık. :) Aldık evimize… Ama bizimkisi o kadar şımarık ki görmeniz lazım evimizden herhangi birisini gördüğü anda yere yatıp bembeyaz göbişini açıyor bize sev diye :)

    Bu arada şunu da belirtmek isterim. Kedilere mevsim değişikliklerinde hazır mama (sert kıtır tarzı hariç) ya da yemekleriniz den asla vermeyin. Neden derseniz kediler mevsim değişikliklerinde kendini çok aşırı yalar ve dilleri sert ve pütür pütür olduğu için tüyleri hemen ağızlarına geliyor böylece midesi kıl doluyor bunu önlemek için sert kıtır mamalar var veterinerinize sorarsanız mutlaka bir mama önerecektir. :)

    Ve son olarak kedimin bir görüntüsü :) http://distilleryimage7.s3.amazonaws.com/44438db0479111e290cd22000a1f90d7_7.jpg

  21. gamze

    yazınızı okudum ve cok duygulandım ben hayvnaları aısrı derecede sevıyorum yanı farketmıyo kedı kopek kus tavsan kuzu dana :)) ne olursa kedileri eskıden pek sevmezdım acıkcası korkuyodum hala tekır kedılere karsı bı fobım var yardım ederım yemek su verırım sokak kedılerıne ama ıste yanlarına yaklasamıyorum belkı hayvan severler kızıcak ama elımde dııl kucuklukten kalma bır fobı olustu bende yalnız yasıyorum ve yalnız yasamak dunyanın en berbat seyı bende cok uzun zamandan berı yaklasıık 6 aydır kendıme bı yavru kedı aalmak ıstıyorum benım kısılıgıme yasantıma en uygun kedının brıtısh short cınsı kedı oldugnu anladım gel glelelım fıyatlarrr cok pahalıı evet belkı kızıyorsunuz sokakta okadar kedı varr neden onları beslemıyorsunuz dıye ınanın bu ole bısı dııl ben zaten sokaktakı kedılerı gordukce mamalarını sularını verıyorum ama ben kendıme benımle yalnızlıgı paylasıcak bır kedı arıyorum ben suna ınanıyorum ben cok harektlı aktıf bırı dıılmdır hatta antısosyalım tekır keıdler cok hareketlı sureklı kacmaya calsıyorlar teyzemın vardı burdan bılıyorum ama ıstedıgım yavru cok uysal arkdasımda vardı ınsan ıgbı soz dınlıyordu bırde goruntusude cok sevımlı ailemıde dusunyorum ablamlar cok korkuyorlar kedıden onalrda hayvanları sevıyo ama ıstee yaklasamıyolar onlarıda dusunmek zorundayım dıger bı nedende bu brıtısh short goruntu ve kısılık ıtıbarıylede cok sevımlı ve akıllı onlarda sevıceklerdır emınım ıns ne demek ıstedıgımı anlamıssınızdır o kadar cok ısıtyorum kı ama resmen ısı tıcarete doktuklerı ıcn o kedının yanına bıle yaklasılmıyo bu durum benı oldukca uzuyo :(((

  22. burak

    Merhaba, kedileri çok güzel tarif eden bir yazı yazmışınız.
    Ben de aktif bir kedi besleyicisi olarak fikirlerimi beyan etmek isterim. 28 yıllık hayatımda neredeyse 4-5 yaşımdan beri evde kedi beslemişizdir. Evimizin müstakil bahçeli olması kediler açısından da çok avantajlı olmuştur.
    En uzun yaşayan kedimiz (Yumoş) 12 sene yaşadı ve yaşlılık ile öldü. Sonrasında o kadar sıklıkla kedi sahibi olduk ki artık ne isimlerini hatırlayabiliyorum ne de sayısını :) Genelde bahçemize gelir kediler (büyük ya da küçük). Ama şu son 5 sene yok mu, o kadar çok kedimiz oldu ki, artık isim takmayı da bıraktık renklerine göre hitap etmeye başladık :))
    Kısaca son durumu izah edeyim. Bizim Pambıh (pamuk) adında beyaz, güzel bir tekir cinsi kedimiz var. Çok küçükken annesi bizim bahçedeki kanepenin altına bırakmış ve terketmiş. Gece boyu onun bağırtılarını duyup sabah gördük ve ona kendimiz bakmaya karar verdik. İnanın bir insan bebeği misali biberonlarla besledik, uyutmaya çalıştık, uykuya dalınca ses yapmadan oradan uzaklaştık felan derken bir şekilde büyüttük. Şimdi yaklaşık 5 yaşında ve senede iki defa 3-6 yavru doğurarak eve neşe katıyor. (şimdiye kadar yaklaşık 30 yavrusu olmuştur) E tabiki evde bu kadar kedi beslememek için anneden koptuktan sonra çevreden isteyenlere verdik ya da belli başlı güzel mekanlara terk ettik kedileri. Şu anda da yeni doğan 3 yavru ile kedilere bakmaya devam ediyoruz.

    İnanın kediler evde mutluluk sağlayan huzur veren canlılar. Ne zaman moralimiz bozuk eve gelsek kediler sayesinde yeniden moral buluruz. Evde kavga gürültü yerine huzur vardır. Zaten çoğunlukla yavru kedi beslediğimiz için evde sürekli bir hareketlilik bir koşuşturmaca vardır. Annem çok alıştı kedilere ama tabi onların bıraktığı tüyleri temizlemek onu uğraştırmıyor değil. Ezgiye cevaben yazayım: kedinin adet dönemi ya da doğum öncesi zamanlarda herhangi bir koku yaydığını hatırlamıyorum. Sadece doğum zamanı yaklaştığında sürekli ortalıkta dolanmaya başlar ve yavruları doğuracak yer arar. O sıralar biraz huysuz olabilir çünkü yavrular karnında tepinmeye başlayınca o da rahatsız olabiliyor ( Doğum öncesi karnına elinizle dokunduğunuzda yavruların hareket ettiğini hissetmek mümkün ). Tam doğuracağı gün öncesi ise sizin yanınızdan ayrılmaz ve yalnız kalmak istemez. Etrafı kapalı alana doğum yapar. Doğum yaptığı yeri ve yavruları sürekli yalayarak temizler. Yaklaşık 15 er dakika aralıklarla yavruları doğurur. Doğurduğu yavruyu yalayarak kurular ve plasentasını felan yer. eğer 4-5 yavru doğuracak ise sonlara doğru çok yorulur ve son yavruları yalamaya mecali kalmayabilir. Bu durumda biz müdahale ederiz, saç kurutma makinesi vs ile kurutmaya çalışırız.. Bazı hayvanlarda yavrusuna bakamayacağını düşünürse yavrusunu da yediği söylenir. Bizde Pambıh böyle birşey yapmadı ama onun yavrusu yaptı.

    Kediler temiz hayvanlardır. Sürekli yalayarak kendilerini temizlerler. Pambıh beyaz renkli bir kedidir ve ne zaman baksanız tertemiz görünür ve güzel kokar.. Daha şimdiye kadar bir kere bile banyoda yıkamış değiliz. Genel itibariyle eve pislemiyorlar. Çok zorunda kaldıklarında ise lavabo giderine ya da beton zemine yapıyorlar. Zaten arada bir bilerek dışarı çıkarırız geceleri eve sadece Pambıh’ı alır diğer yavruları bahçeye bırakırız. Pambıh’ın güzel bir huyu vardır; kapıları kendisi açabiliyor :) Zaten bu nedenle dış kapımızı çelik yaptırmak zorunda kaldık yoksa onu da açıyordu :) Pambıh tuvaletin penceresinden girer (üzüm asmaları yardımıyla) tuvaletin kapısını açar, sonra odanın kapısını açarak içeri girer. Bu yüzden evde sürekli yaşayan sadece odur, yavruları ise çok küçükken evde beslenir onun dışında bahçededirler hep.

    Biz sürekli aşıları yaptırmayız kedileri (zaten hangi birini yaptıralım :) ). Doğal yaşantılarını yaşarlar. Sadece çok hasta olduklarında veterinere götürürüz ve aşı olurlar. Sert kedi mamalarından vardır evde. Ama sürekli ondan vermeyiz. Bizim yediğimiz yemeklerden de yerler (Geçenlerde lahana sarması yiyorlardı). Pambıh çikolatayı sever, haşlanmış yumurtaya bayılır. Kedi maması mı, haşlanmış yumurta mı derseniz yumurtayı seçer :)

    Kedi beslemek isteyen ve Kayseri’de yaşayanınız varsa şu anda 3 adet yavru bulunmakta. Size verebilirim. Ben Ankara’da yaşıyorum fakat bu konuda yardımcı olurum.

    Pambıh’tan bir görüntü : http://img32.imageshack.us/img32/8374/wnmy.jpg

  23. esma

    Canım benim yüce allah senin yardımcın olsun senin gibi insanlarla dünya ayakta duruyor okadar sevindimki bu güzel kediyi kurtardığın için yolun açık olsun…

  24. Gamze

    merhaba ben yıllardır evimizin bahçesinde kediler beslerim zaman zaman eve girerler ancak ilk defa kendi evim oldu.apartman oldugu icin biraz düsünüyorum evde beslemek istiyorum ancak tırmalama problemi hakkında hic bilgi vermemişsiniz benim icin hicbir problem yok ancak evim esyalı kiralık oldugundan esyaları düsünmek zorundayım . bu konuda da bilgi verebilirseniz cok sevinirim

    • burak

      Kedi mutlaka tırnaklarını geliştirmek için bu hareketi günde en az 2-3 defa yapacaktır.Ki bunun için ya halınızı ya da kanepelerinizi kullanacaktır. Bu onların doğal alışkanlıkları olduğu için vazgeçiremezsiniz.
      Bizim müstakil bahçeli evimizde de kediler vardı ve halen var. Halıyı tırmalayınca belli olmuyor ama kanepe için aynısını söyleyemeyeceğim :)

      Bu durumu önlemek için tırmalama ağacı mutlaka alın (ama kesin çözüm değil, kedi yine kafasına göre hareket edebilir) ve belki kediler için takma tırnak kılıfı çıkmış, onlardan kullanabilirsiniz. Ben de şimdi aparmanda kalıyorum ve dayanamadım kedi edindim tekrar :) Eşyalar bana ait olduğu için pek problemim yok (zaten göze almışım), ama genelde masanın üzerinde asılı olan mantar panoyu tırmalıyor.. Alıştıramadım tırmalama ağacına :)

    • zehrasunay

      Evet kediler tırmalamaya ihtiyaç duyar… Bizimki eşyalara zarar vermemişti çok fazla ama perdeleri yırtan, kanepeleri tiftikleyen kediler de gördüm :) Ha bi halıyı yer yer ilmek sökerek deforme etmişti bizimki :) Tırmalama oyuncaklarından edinirseniz belki faydası olur…

  25. Ben de kedileri cooook seviyorum ama korkuyorum .cunku tatile cikcam 2-3gun sonra eve donunce olusunu bulurum die.himalayan kedisi almayi dusunuyorum.Ben gelene kadar neeede birakabilirim?yalniz basina kac gun kalabilir?

    • dertinsani

      Lütfen ama lütfen anlık heves ile canlı sahiplenmeyiniz. Çünkü can taşıyor can. Heran öldürme ihtimali bulunan bir ortama neden bir canlı alınsın. Uzun süreli yanınızda götüremediğiniz yerler varsa lütfen canlı edinmeyiniz.

  26. dertinsani

    Yazınızı yeni gördüm. Bir golden cinsi köpeğim var. Ama dışarıda kendi kulübesi var. Şimdi birde kedimiz olsun istiyoruz. Ama sürekli evde durması bizi tedirgin ediyordu ki. Çok çok güzel özetlemişsiniz. Klavyenize sağlık teşekkürler.

  27. sinem

    merhaba. benim öğrenci evim. var.. evde bana yoldaş olcak böyle gidip gelip mıncıklıcağım bi kedim olsun istiyorum..ama gündüzleri okuldayım..kedinin bu süre içersnde evde tek kalması problem olur mu.. yardımcı olabilrseniz seviirm.

  28. Eda

    Sorun olacağını zannetmiyorum bende okula giderken tek bırakıyordum ve bir SEY olmadı :)

  29. Gülce

    Sabırla mı? Öyle bi sürüklüyor ki insanı.Uslubunuz pek hoş tebrikler

  30. aysu

    Bende bir kedi sahibi olmak istiyorum ama herkes karşı çıkıyor. .

  31. Bu ne tatlı bir yaramaz böylee :)) Son 5 yıldır hiç kedisiz bir evde yaşamadım, çoook sevdiğim siyah-beyaz, smokin-cat dediklerinden bir oğlum vardı ve maalesef FİP (kedilerde ölümcül bir hastalık) yüzünden onu kaybettim.. Ondan sonra annemin kedisi benim evime taşındı ve şimdi onunla mutlu mesut yaşıyoruz. Herkese ısrarla tavsiye ediyorum, Her Eve En az Bir kedii :))

  32. bende kedi alıcam fakat tek korktuğum şey mobilyaları tırmalaması …
    odamı yeniliyeceğim ve yeni mobilyalarımı tırmalamasını istemiyorum neye nasıl alıştırabilirim ??

  33. Zehra hanım bende kedi almak istiyorum fakat yaşım 13 bu sorumluluğa girmeli miyim sizce ve babam hayvanları çok sever ama almak istememe sebebi annem ve rahmetli babannem papağanımız vardı 2 tane 10-11 yaşlarında iken ben okulda iken annem ve babannem papağanımızı evden kaçırmış papağan bize bağlıydı biri kız biri erkek di erkek zorla gitmiş çok üzülmüştüm. Bi de balığım olmuştu sanırım 6-7 yaşlarında iken balıklar baya vardı ben onlara abimle akşam acıkmışlardır diye sanırım detarjan vermiştim ölmüşlerdi babam bana güveniyor ama annem yüzünden almak istemiyor ne yapmalıyım sizce almalı mıyım almayayım mı ?

  34. rumeysa betül aksoy

    bu kedininin aynısı bende de var ama benimki 3 aylık ve erkek.Ben bir soru sormak istiyorum kedilere tasma takılırmı?dışarıyı çok seviyo ama mahallediki kediler kedime zarar verirdiye çok korkuyorrum aynı zamanda kaçar diye.eğer kedisi tasma kullanan birisi varsa bana bilgi verebilirmisiniz şimdiden teşekkürler

    • piko

      !!!!!!!!!!hayatım boyunca kedi besledim. Şu an 9 ve 10 yaşlarında 2 kedim var. Gözüm gibi bakıyorum,yurtdışına gitttim geldim onları da yanımda götürdüm..Siteye bakıyorum da kediler hakkında çok fazla doğru bilgiye ihtiyacınız var…!..Bir sürü bilgi eksikliğiyle yazılmış yorum var, ben herhangi birinin altına yazayım..En önemli konu :Sizce küçükken alıp besleyip büyüttüğünüz bir hayvanı bebeğiniz olacak diye bırakmak insanlığa ne kadar sığıyor? O kedi sizi annesi olarak belliyor bunun farkında mısınız bilmiyorum.. Siz onu çocugunuz olacak dıye bıraktıgınızda çok büyük bir günahın altına girmiş oluyorsunuz. Ayrıca kedi yüzünden düşük fılan olmaz…O zaman yurt dışında yaşayan hiç kimsenin çocuğu olmazdı..Zamanında karma ve kist aşılarını yaptırdığınız sürece kedinin tüyünden de kılından da bir zarar gelmez.. Ayrıca kediye tabii ki de tasma takılır , kucukken alıstırsanız ıyı olur..Alışmazsa boynunda istemez..Tasmayı hayvanı boğacak şekılde sıkmamalısınız. Yalnız; dısarı bırakılan bazı kedilerin tasmaları çalılık ağaç dalı gibi yerlere takılabilir. Kediniz de orada mahsur kalabilir çok dikkat edilmesi gerekir. Kediler evde 2-3 gün yalnız kalabilirler ama canları çok sıkılır ve bu sebepten eşyalarınızı yerlerinden edebilirler. Fakat mecbur kalınırsa (tatil vs.) 2-3 gün yetecek kadar su ve mamayı büyük kaplara doldurduktan sonra bırakabilirsiniz. KEDİLERE kesinlikle ve kesinlikle tatlı birşey vermeyin ömürleri kısalır. Arada tatlı için çıldırırlarsa da en fazla senede bir kere fılan verin. Ayrıca bir kedi, bakamayacağını düşündüğü yavrusunu yemez.. Hasta ve zaten ölecek olan yavrusunu doğar doğmaz yeme ihtimali vardır ki o da diğer yavrulara bulaştırmasın diye. Kediler kumları dışında hiç bir yere tuvaletlerını yapmazlar, kuma yaptıktan sonra da uzerını örterler..Parfümlü/pudralı topaklaşan kumları tercih ederseniz size de büyük rahatlık olur. Eğer kediniz kum dısında bır yere yaptıysa buyuk bır ıhtımalle bır hastalıgı var ve bunu sıze anlatmak ıstıyor demektır..Evde kedi istemeyen başka bir kişi varsa , ay bu çok tatlı bunu kesin sever diye kedi almayın.. Çunku o kedi eninde sonunda o evden atılacak demektır.. Kediye yazık.. Bir kedi evde yaşamaya alışmıssa, bir daha sokaklarda yaşayamaz. En fazla sokağa gezmeye gıder ama uyumak için mutlaka evine döner.(bazı dısarı cıkan kediler eger guvendıklerı cevreye sahıplerse 2-3 gun dısarda arkadaslarıyla veya komsularla takılabılırler ama baslarına bırsey gelmezse mutlaka eve dönerler) O yuzden eve alıştırdıgınız kedinizi sokağa atmayın maddi manevi kediye zararınız olur. Dişi kediler de adet olurlar ama köpek gibi olmadıkları için adet olduklarını pek anlamazsınız.. Kendilerini yalayarak temizlerler. Bazen o dönemlerinde bebek bezinden yapılma değişik formüllerle bu sorunu çözmeye çalışmış kedi sahıplerı vardır. Adet döneminde kedi kokmaz, kan kokar..Ama en ıyısi kedinizi kısırlaştırmanızdır..(tabii eger yavruların hepsıne bakarım dıyorsanız bırakın doğursun) Kısırlaştırmanız gerekmesinin sebebi kedilerin fazla yavru dunyaya getırmelerı ve o yavruların cahil toplumumuzda sokaklarda ölüp gitmeleridir. Eger yavrulara sahıp bulurum dıyorsanız kedi hamıle kalmadan once sahıp bulun derım..Bir kötü yanları yukarıda bir kedi sahibinin söylediği gibi koltukları tırmalamalarıdır..İstediğiniz kadar kızın siz kızdıkça inadından koltuk tırmalayabilir.. Verilen zarar Koltugun kumasına gore değişir.. Mesela bunca tecrubemden sonra sık dokunmuş sert bır kumasla kaplattıgım koltuklarım, 1 sene gecmesıne ragmen ıyı durumdalar. Tabi koltuk örtüsünden rahatsız olmuyorsanız mısafır yokken yda gundelik olarak koltuk ortusu kullanabılırsınız.Kedilerini kucukken bir çocuga ogretır gıbı nerelere cıkmaması gerektıgını ogretırsenız(mutfak tezgahı vs.) 1 yasına geldıgınde sızın ogrettıgınız herseyı kapmış olur ve oralara çıkmaz. Ornegın mutfak tezgahına cıktı dıyelım..Onu severkenki ses tonunuz degıl de daha kızgın sert bır ses tonuyla onu alıp alıp asagı ındırırsenız oraya cıkmaması gerektıgını anlar..Kediler ayna gibidir..Ne verirseniz onu alırsınız.. Bol sevgı ve okşama almış kediler daha uysal ve mıncıklaması kolay kedıler olurlar.. Çok kızılan,konuşulmayan/bağırılan kediler daha inatçı sinirli ve hırçın olurlar.Yapma dediğiniz şeyleri yaparlar..Birçok insan kendi negatiflikleri yuzunden kedileriyle başa çıkamamış ve onları terketmişlerdir.Kedilerin de sevgi üzüntü korku gibi duyguları oldugunu unutmayalım. Hastalık konusu da önemlidir. Kedinin ateşini henüz veterinere götürmeden patilerinin altı ve kulak içlerinden anlayabilirsiniz. Elini başka birinin alnına koyup ateşten anlayan insan kedinin ateşini de anlayabilir. Çok ağır ateşlendiyse karın kasları ciddi anlamda kasılır. Halsiz olur yemek yemez.. Zaten kediniz yemek yemiyorsa bir sorun var demektir. Acil veterinere götürmelisiniz. Sokakta gördüğünüz ağzı burnu salya sümük içinde bir kediye veya evde burnu cok fazla akan hapşıran kediye eczaneden alacağınız ‘azitro’ adlı (bebekler ıcın olanından) solüsyonu hazırlayıp 3 gun boyunca gunde 1 defa 1 cc. şeklinde şırıngayla verirseniz geçici de olsa işe yarar..(kucuk kedılere yarım cc) Aklıma gelen şimdilik bu kadar. Sorularınız olursa cevaplarım.

  35. Hulya

    Cok sagolun, cok guzel bilgilendirmissiniz.
    Bence de ne yazikki bizim millet kedi hakkinda cok cahildirler, cocuklara kedilerin pis oldugunu asilarlar. Halbuki hayvanlari sevmek, onlara iyi bakmak, merhametli olmayi ogretmeliler. Zaten hayvanlari sevmek imandandir.
    Benim de bir yakinim kucucuk bir yavru kedi yetistirdikten sonra hamile diye birakti kediyi ailesi (annesinin baskisi) coktu.
    Dilerim Rabbim insanlarin kalbine merhametini artirsin.

  36. Meryem

    Merhabalarr öncelikle belirtmek istiyorum ki yazınız çok içten samimi olmuş kendim okudum sonra anneme okudum :) ben kesinlikle hayvan hastası bir insanım hayatta insanın mutluluğunu taçlandıran varlıklar olduklarına inanırım hep .. Ben ömrümüze ömür katacak kadar uzun süre evimde bakamıyorum sadece sokaktan alıp tedavi ve sahiplendirme süresince bakabiliyorum ancak evimde en uzun kalan patili bir dostum vardı onun evimizde kaldığı süre kadar mutlu olmamıştım gece gündüz beraber olmak aynı sofrayı paylaşmak hatta bazı kendini insan sanan kedier için söylüyorum
    insan gibi sizinle yemek yemesini seyretmek harika bir duygu yaşayamayanın bilemeyeceği bir duygu

    Bu olaylar paylaşmakla bitmeyecek şeyler en azından hayvanlarla ilgili konuşmaya başladığımda çevremin yeter Meryem nasılda bıkmadan anlatıyorsun dedikleri gibi bunuhayvanseverler dışında kimse bilemiyo malesef ( en azından kendi çevrem :D )
    son olarak belirtmek isterim ki yazınızda bahsettiğiniz kızgınlık dönemleri için olan aşılar tamamen onların dengesini bozan aşılardır çok sevdiğiniz belli kedinize hormon verilmesini istemezsiniz herhalde .. Ve hayvanlarda annelik duygusu denen birşey yoktur buna emin olun sahiplendiririm tüm yavruları deseniz bile yazık günah dışraıda barınakarda sahip bekleyen diğer hayvanları sahiplendirin lütfen yazımıı yanlış anlamayın ancak barınaklar ve sokaklar aç ”can ” la dolu olduğu için söylüyorum bunu sahiplendirdiğiniz yavruyu az büyüyünce sokakta görme riski de var malesef :D kedinizle bol bol mutlu uzun sevimli günler dilerim

Siz de bir şeyler yazmaz mısınız?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s