Posted by: zehrasunay on: Mayıs 11, 2009
Elif Şafak’ın Aşk kitabını okuyup kısaca tanıttığım günden beri bu blogda o kadar çok aranmış ki 40 kural… WordPress’in en sevdiğim yanı da bu. Blogun arama motorları ile hangi kelimeler ile aranarak ulaşılmış olduğunu göstermesi. Zaman zaman bu kelime gruplarına bakmak eğlenceli oluyor. Bizim blogda en favori arama kelimeleri “excel örnekleri”, bunu “excel uygulama”, “word uygulama” takip ediyor… Hatta “zehrasunay excel” şeklinde aratıp gelenler bile var
Excel konusunda meşhur olmuşuz yani
Aşk kitabından da çok arama alınmış bakıldığında, özellikle 40 kuralı arayanlar çok. Fakat benim blogda 40 kural yazmıyordu. Madem zahmet edip tıklayıp gelmişler, dedim ben de; e bari ekleyelim 40 kuralı da elleri boş göndermeyelim insanları…İşte Şemsi Tebrizi’nin Aşk romanında geçen 40 kuralı (biraz uzunca ama emin olun ki kitap gibi kurallar da okunmaya değer);
Gönlü geniş ve ruhu gezgin sufi meşreplilerin kırk kuralı:
1. kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.
2. kural: Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun,omzun üstünde ki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil !
3. kural: Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.
4. kural: Kainattatki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, onu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.
5. kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
6. kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.
7. kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
8. kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
9. kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.
10. kural: Ne yöne gidersen git, doğu,batı,kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
11. kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Ssenden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
12. kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.
13. kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca ,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.
14. kural:Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
15. kural: Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.
16. kural:Kusursuzdur ya Allah, onu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde belebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir , ne layıkıyla sevebilirsin.
17. kural: Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
18. kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara, dışında, başkalarında değil ve unutma ki nefsini bilen Rabb’ini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır
19. kural:Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.
20. kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
21. kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek,kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.
22. kural: Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdimi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.
23. kural : Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı , kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir , ya kıymet bilmeyiz.
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadırne tefritte. Sufi daima orta yerde…
24. kural : Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak , buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.
25. kural : Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an da burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.
26. kural : Kainat yekvücud, tek varlıktır. Herşey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.
27. kural : Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.
28. kural : Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu anın hakikatini yaşar.
29. kural : Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.
30. kural : Hakiki sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.
Sufi kusur görmez kusur örter.
31. kural : Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bunda ki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise ,ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.
32. kural : Aranızda ki perdeleri tek tek kaldır ki Allah’a saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama !
33. kural : Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışında ki biçim değil içinde ki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
34. kural : Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.
35. kural : Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Allah’a inanmayan kişi ise içinde ki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.
36. kural : Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, Allah da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan !
37. kural :Allah kılı kırk yaracak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır; bir de ölmek zamanı.
38. kural : Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım ? Diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.
Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık !
Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
39. kural : Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.
Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.
40. kural : Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde..
Kitap duruyor baş ucumda daha okunmak için..Ama geçen gece açtım ve sadece bu kuralları okudum..Kıvırdım bazılarının sayfasını, sonra tekrar daha derinden bakabilmek için..
Klavyene sağlık..
36 saatte bıtırdıgım tek kıtap
Elinize sağlık.
ellerinize sağlık
hepsini yaşayabilsem keşke
ama bu kitapla tanıdığım şems
hayatımda birçok şeyi değiştirdi diyebilirim…
İlk defa bir kitabı bu kadar ayrıntılı. bu kadar içiten ve zevkle okuyorum…bitmesini istemiorum adeta…
Merhaba. çok teşekkür ederim. Burada bzimle paylaştığınız için. Kitabı henüz bitimedim ama çok etkileyici bir kitap. İnsanı başka yerere götürüyo. herkese tavsiye ediyorum
bu kuralları derleyen toplayan elif şafağa sıralı şekilde buraya yazan kardeşimize çok çok teşekkür ediyorum. yaptığınız iş o kadar güzelki anlatılamaz. elimden gelse bu kuralları MEB müfredatına koyar tüm gençlerimizin okumasını sağlayabilmek isterdim. her insanın okuması feyz alması gereken kurallar günümüzde eksik olan maneviyat boşluğunu doldurmak için o kadar çok ihtiyacımız varki.
keşke ben de bir Şems bulabilsem ya da birine Şems olabilsem …
(ellerinize sağlık Zehra hanım)
kitap bir manevi aşk ve ilahi aşktan behsediyor fakat kitapta kabul edemediğim bir konu var ki o da zavallı kimya nın şemse olan aşkı ve bu aşk ugruna ölmesi… peki bu dogrucu adam şems herşeyde dogruda neden bir aşka karşılık vermede yanlış? şems i kimyadan dolayı affetmeyeceğim bana tipik türk erkeklerini hatırlattı…..
Sonsuz tesekkurlerimi sunuyorum, cokda kutluyorum sizi. isde sizin gibi okumasini bilen hazm eden, anliyan ve anlam cikaran burda bir tek kisi sizi gordum simdiye kadar, cok dogru diyorsunuz, Tabriz’li Shams (farsca gunes) anlamina gelen bu bilgin, alim, gezer, sufi sonradan otlardan bitgilerden elde etmis oldugu kimyasal maddelerin tesiri altina girmis, bu maddelerle etgilenmis yolunu inancini birakip, deli divane gibi birisi olmus ve hatta kendi olumune kendisi sebep olan birisi olmusdur., “Hayat hakkinda hic bir kurali ve yazili bir maddesi bile yokdur.” Suda bir gercek Mevlana’in dunyasini degisdiren altini ustune getiren deryalarin kapisini acanda bu Shams ( gunes) isimli derin ve yolundan sapmis birisi olmusdur. yillarca (40yil) okudugum butun kitaplara dayanarak diyorum bunlari. Selamliyorum sizi,
Ellerinize Sağlık.
Kitabı okuyalı 22 gün oluyor, ama sindireli değil. Hala yatağa uzandığımda şems’i, rumiyi, aziz’i hatta ellayı düşünüyorum. Yorumlanabilicek durumda bir kitap olduğunu düşünmüyorum bu yüzden her yorum niteliği taşıyan cümle yetersizdir.
40 kural farklı bir kapı açıyor insan hayatında bu yatsınamaz. Gözyaşlarıyla istemeye istemeye bitirdim kitabı. Yeniden başlayamayı düşünüyorum(: Farklı şeyler gözlemyeceğime inanıyorum. Elif şafak her okunduğunda yeniden anlamlanan bir şiir gibi yazmış bu romanı…
Ellerine sağlık üstadım…
Kitabı okuyalı 22 gün oluyor, ama sindireli değil. Hala yatağa uzandığımda şems’i, rumiyi, aziz’i hatta ellayı düşünüyorum. Yorumlanabilicek durumda bir kitap olduğunu düşünmüyorum bu yüzden her yorum niteliği taşıyan cümle yetersizdir.
40 kural farklı bir kapı açıyor insan hayatında bu yatsınamaz. Gözyaşlarıyla istemeye istemeye bitirdim kitabı. Yeniden başlayamayı düşünüyorum(: Farklı şeyler gözlemleyeceğime inanıyorum. Elif şafak her okunduğunda yeniden anlamlanan bir şiir gibi yazmış bu romanı…
Ellerine sağlık üstadım…
inanciniza gorusunuze hurmetim sonsuzdur fakat lugatlardan, sozluklerden alinmis haksizlik olmasin amma uydurdurulmus yonleri cok olan kitap yazilmis, aslinda tekrar okumanizda fayda goruyorum cunku, fazla mana tesgil etmiyen yonlerini cok gorursunuz. Aslina benzer kitaplari okudugunuzda o bildiginiz anlamli hayatin ne kadar degisik ve dogru yolun ne kadar deyerli ”cevherli” oldugunu daha cok anlamis olursunuz.
Hani hayat yolunda insanın, zaman zaman durup ben neyim ne yapıyorum diye düşünmesi gereken anları vardır ya, bu kitap da seni o anlara çekip götürüyor..
Hayata daha tepeden bakmanı, büyük resmi görmeni ve aslında ne kadar da önemsiz ayrıntılara takılıp zamanı boşa harcadığını görmeni sağlıyor..
Kitapta hazmedilecek çok şey var bu nedenle birden fazla okunması gerekiyor.. Derin gerçekten ÇOK derin bir kitap..
kitabı aldığım dönemde finaller vardı herkes için aynıdır ama benim gözüm bşy görmez sınav zamanı öyle başlayayım dedim okumaya başladım , gerçekten mübalağa değil amacım bırakamadım elimden; sınavlardan sonra tekrar okudum ben aziz e hayran kaldım onun hayat felsefesine, yaşayışına…
acaba onun benimsediği hayata bizde erişebilir miyiz diye sordum kendime…
şemsin dediği gibi noktalar sürekli değisse de bütün aynıdır..
ben inanıyorum şems gibi aziz gibi kişilerin yerinin boş kalmayıp izinden gidenlerin olucağına…
eline yüreğine sağlık ELİF ŞAFAK…
Ölen her sufinin yerine bir sufi doğar…ölen her Şemsin yerine bir şems doğar…
1968 den beri Mevlana ile ilgili ve hakkinda dunyaca yazilmis kitaplari okumusum, cok yazarlarla konusmus ve yardimci olmusumdur, ve turkceyi 35 yasimdan sonra ogrenip, %80 turk ve %20 kurt olusumun gururunu yasiyorum, ne olur bagislayim, belkide hic hakkim yokdur bunlari yazmaya ama beni de anlayin gerci emek veren kim olursa olsun bu husustaki yazarda dahil olmasi sartiyla, saygim ve hurmetim sonsuzdur. Tabriz’li Shams Mevlana gibi varlikli ve asil aileden gelen inanci ve sufi’ligi ile bilinen ve sonradan yolunu sasirmis, iki ipte oynuyan manasinda, inancina aki olarak bitgilerden elde ettigi bazi seylerin tesiri altina girip sacma sapan seylerle ugrasmis ama hic bir kitaba fazla inanci olmadigi hayatin kurali, duzeni olmadigini savunmusdur. Sunuda inkar edemeyiz Mevlana’nin Deryasinin kapasinida acan, dunyasini altini ustune ceviren Shems ve en sonunda kendi olumune sebep kendisi olmusdur, cunku Hz. Mevlana’nin kitaplarini atese, suya atanda ve hatta en basda kalbindeki gorunmuyen yaziyi, alfabeti ogren ve hic yanlisi olmuyan kalbindeki bilgiye sahip ol ve onlari ogret talebelerine, nedir bu kendini bilmiyen kullarin, insanlarin yazmis oldugu kitaplari ogretiyorsun talebelerine demis. Tekrar yaziyorum, ne olur lutfen anlamaya calisin, Tabriz’li yerinden, topragindan gelen Shams’in hic bir yazilmis kurali yokdu tam aksiligine yasi ilerledikce inancindanda uzak dusmus kitaplara inanmiyan ve kurallari hic olmuyan bir bilgin, alim ve saskin ‘’Gezer’’ sufi’lerden birisiydi. Saygilarimla.
sevgili abdül-muttalip mesajlarını okudum.saygı duyarım.yalnız kitaba olaylara yüzeysel çok yüzeysel bakmışsın.derinlere inip okumak lazım.kitapları havuza atmasının nedeni ruhdaşını sınamak onun kendisiyle nasıl bütünleştiğini görmek,zaten mevlanada şems benim içimde saklayıpta göstermediğim yanım,asıl benim demiyor mu?meyhaneye şarap almaya gönderdiğindede ordaki insanlar için herzaman bir kurtuluş olduğunu anlatmasını istiyor.bunun gibi çok örnek var.zaten mevlanaya ne olursan ol yine gel dedirten,allah için o semavi dansı sevdiren,bize allah aşkını yaşatmaya çalışan,mevlananın hoşgörü denizini açan daha nicelerine vesile olan şems değilmidir.hem ölümünü kendi hazırlamadıki herşeyi ayarlayan rabbimdir.o elinden geldiğince savunmuştur kendini,lakin şemsin ömrü mevlananın değişmesi,şemsin duasıyla ilgili.evrendeki herşey birbiriyle bağlantılıdır.tüm bunların böyle olmasında bir hikmet aramak gerekmezmi.allahın izni olmadan yaprak kıpırdar mı?h.z musa ile hızır a.s nin hikayesini bilmezmisin.herşeyin bir nedeni vardır elbetteki.ayrıca ne olursa olsun olaylara,hayata güzel zan üzere bakmak gerekmezmi.belki o insanın hakkında yanlış düşünüyosun.sende onun zamanındakiler gibi onu bitürlü anlamayanlardanmısın.ya yanılıyorsan,allah katında kim daha çok değerlidir bilemezsinki.kul hakkı olmazmı.belkide daha önceden oluşturduğun önyargılarla okudun.önyargıyla bakan insan göremezki aslolanı.birdaha okuyup başka bir mesaj verdiğini düşünerek,her yönüyle değerlendirmelisin.düşüncelerin değişmez belki ama ben bunları söyleme ihtiyacı hissettim kendimde.birde kaynaklardada şemsin peygamberimizin ahlakını örnek aldığı,kurallarınıda bu ahlaka göre hazırladığı bilinir.h.z aişe’ninde buyurduğu gibi peygamberimizin ahlakıda kuran’ı kerimdir.kaldıki bu kulun kuran’a göre davranmadığı,o’na saygı duymadığını söylemek,düşünmek doğru mudur?allah bizede hoşgörü,kardeşlik,aşk,kuran ahlakı üzere yaşamayı nasip etsin.birde namaz kılıp,oruç tutup,hacca gidip hala kalp kırıyorsan,gıybet,iftira ediyorsan,huzur bozuyorsan,kötü düşünüp zarar veriyorsan ibadetlerinin rabbim katında değeri nolur,tehlikeye girmezmi.samimiyet çok önemli allah ile kul arasına kimse giremezki.zaten allah aşkıyla yaşayan kul başkasının kusurunu göremez,kötü zanda bulunabilirmi.kul hakkından korkarım eğer yanlış dünüyorsanız bu yanlışınızı farketmenizde birazcık tesirim olsun istedim.hem sizin %80 türk,%20 kürt oluğunuzu söylüyorsunuz.burda bunu neden söyleyip gurur duyduğunuzu söylediniz bir anlam verebilmiş değilim.bende tamamiyle türküm.ama önemli olan hangi milletten,ırktan olduğun değilki,en önemli şey allahın kulu ve h.z muhammet’in ümmeti olmaktır.bir olup kardeşçe yaşamaktır,yaradandan ötürü yaradılanı sevmektir,kendi içimizde yolculuğa çıkıp nefsimizi tanımak önce kendimizi düzeltmek,kendi kusurlarımızı düzeltmek,tertemiz,arınmış bir kalple yaşamak,yaşamaya çalışmaktır.şems,mevlana,bir çok alim,derviş,peygamberimiz bunları anlatmaya çalışır.rabbim de böyle olmasını istemezmi.bunlarda benim düşüncelerim.bende haddimi aştıysam affola.aşk ile ve dua ile inşallah.birde sakın benim şemsi çok sevip onu kutsallaştırdığımı düşünmeyin.ben sadece gerektiği ölçüde sevebilirim onu.sadece kötü düşünüp kul hakkına girmek istemem.hiç merak etmeyin var olan herşeyin,yaşanların bir nedeni var.rabbim her şeyi bilen ve en güzel sebeplere bağlayandır.onun katında herşey güzeldir.yeterki güzel görmesini bilelim.şer,kötü,yanlış dediğimiz şeylerin altında bile nice ilahi anlamlar gizlidir bilemeyizki.selametle…
Ağızına sağlık Deniz;
şemsin kırk kuralı hepsi birbirinden gusel hepsi hayatımıza ışık tutabilcek rehber olabilcek şeler.ilahi aşk ila dolu olmak böle bişi olsa gerek.we insanların sewgisini yureinde taşıyabilmek siyah beyaz demeden herkesi kucaklamak ta böle bişi olsa gerekk..
Elif Şafak hanımın AŞK adlı kitabını okumaya başlayınca utandım kendimden.
Ne Mevlanayı anlamışım ne Şems i tanımışım.
Herkese tavsiye ederim.
İnsanı hemen içine çeken bir eser.
çok etkilendim doğrusu.insan daha okurken hayata dair güzel kararlar alıyor. Bunu paylaşan arkadaşıma çok teşekkür ederim
Ne bir nokta nede bir virgül eksik .. Herkez Ellayı yaşıyor hayatında bir nevi zaharasını bekleyerek geçiriyor zamanını..
Ella dediyse TANRIM YA BU İÇİMDEKİ AŞKI SÖNDÜR YADA YAŞAMAM İÇİN BİR FIRSAT TANI. AMA HANGİSİNİ SEÇERSEN ŞEÇ LÜTFEN ACELE ET..
ben bu kitabı daha dün bitirdim fevkaladenin fevkinde bir kitap çoook güzel…
Merhaba dostar,
Ben Kesikbaş sülalesinden gelme ( Şems’in torunu ) bir bireyim. Kendimi ve dedelerimi aramaya ve bulmaya çok yakın zamanda karar verdim. Bu araryış heryerde her an devam ediyor. Bu sırada siz dostları görmek ve tanımak çok güzel. Hepinize kucak dolusu Aşk yolluyorum.
Hepinizin yüreğine sağlık…
Bu kitabı okuduktan sonra daha iyi anladım ki… Şems’in ruhunun kıvılcımlarından taşıyorum… ve böyle olduğum için Tanrı’ya şükrediyorum. Onu anlayanlardan olduğum için…
sevgili deniz okadar güzel anlattınızki hayran kaldım gercekten umarım bende senn gibi merhametli anlayıslı ve sevecen yaklasabilirim olaylara …..sizi tanımak isterdim dorusu
ben şemsimi buldum allah herkese nasip etsin
‘
Ne şems nede başka birşey, önemli olan : kitaptaki yazılan olayların ve görüşlerin size güzel düşünceler katması ve hayata bakışınızı değiştirmesi, bana ne şems lazım artık ne ella nede mevlana ….. bana ben lazım, aklı salim yüreği sevgi dolu …
aşk ı okudaktan sonra bu kırk kural yüreğime işledi bizimle burda da paylaştığınız için çok teşekkürler ..
Teşekkürler bende bunu arıyordum. Selametle.
nu kurallari hayatimiza uygulayabilirsek,herse cok güzel olur
bende okudum arkadaşlar bi iki sayfası hariç muhteşem buldum bu kadar güzel bu kadar bilmiyorum yazar kendini çok güzel ifade etmiş
yani edebiyatını kullanmış bu farklı bi konu ama mevlana ve şemse bi kez daha aşık oldum bence herkesin okuması gereken bi kitap tam 16 saate bitirdim kitabı elimden bırakamadım en çok sevdiğim ifadesi şemsin şu oldu,;;;;hepimiz zaten aynı çatı altında değilmiyiz evet hepimiz aynı gök çatısı altında barınırken nefes alırken nedir bu bizim kargaşamız neden bu öfke neden herkes başklarının kusurlarıyla uğraşırız aynı çatı altında hepimizin nefes almasına sabreden rabbim bu kadar isyana günaha sabreden rabbim senin merhametin ne büyük ben o kitapta allahın rahmetinin büyüklüğünü daha çok hissettim neyse anlatılmaz yaşanır diyorum selamatle …
elinize sağlık zehra hanım..kitabı okumadım ama bu kuralları okuyunca kitabıda biranönce alıp okumak istiyorum…
Kitabın sonuna yaklaştım ve büyük bir zevk duymaktayım. Bu kitabı dini bir referans olarak almak tabii ki de yanlış ama Allah aşkını bize tekrar ve tekrar hatırlatması ve hayatın aslında ne olduğu hakkında güzel dersler vermesi bakımından güzel bir örnek. Tebrik ederim.
Bu arada bu ortamda gereksiz konularda tartışmaya gerek yok, kimse kimseyi yargılamamalı ve küçük görmemeli. Şemsin kim olduğunu her halde kendi bile bilemez , cevabı Halik’te saklıdır.
Selam, rahmet ve bereket sizinle olsun.
Bir zamanlar bu kitapta olanlar benim hayatımdaydı ama bazı sebeplerden ötürü uzak kalmak zorunda kaldım..kitap sayesinde mevlana ve şemsi yakından tanımış oldum ve eski halime döndüm şemse büyük bir hayranlık duydum.. bu kitabı cok farklı bir gözle kalp gözüyle okumanız gerekiiyor o zaman kalp atısınızı hissedebilirsiz.. elif şafaga minnet borçluyum..
Harika bir kitap, çıkar çıkmaz aldım ve bir solukta okudum.. Şimdi tekrar okumak için sıraya koydum.. 5. kitabımdan sonra sıra yine Aşk’a gelecek..
Ayrıca kurallardan en beğendiklerimi post-itlere yazıp bilgisayarımın ekranına yapıştırdım..
Az önce okudum ve bitti! Tek kelimeyle harika bir kitap.
Etkisinden uzun sure kurtulamayacagim.. her kelimesi ayri bir anlam tasiyor.
Okumayanlara tavsiye ederim.
Bazı kuralar tam beni anlatsada(özellikle 29. kural) malesef bazı kurallar benim tam tersi(özellikle 38. kural) dahaca 13 yaşındayım her şeyi tekrar değiştirebilirim Şems’in dediği gibi ölüp yeniden doğabilirim. Bu arada kitap hakikaten müthişti.
bu zamana kadar okuduğum en güzel roman…
Merhabalar ,
Romanı ben de beğenerek okudum. Yalnız romanda kural tanımaz bir Şems gördüm . Bunlar da Şems ‘ in kuralları olarak yazıyor kitapta da. Kurallara karşıyım. Bu yüzden ben bu kuralları Şems’ in 40 HAKİKATİ olarak algıladım.
Paylaşımınız için teşekkürler
şems ne yerde nede gökteymiş şems kalplerde yüreklerde ve akıllarda olan çok ince bir hakikatmış. asıl şems Allahı bulabilmekmiş. akıl dürbünü ile bakıp kalp terazisi ile tartmakmış. hadis-i kutside Allah : ben gizli bir hazine idim bilinmek isedim onun için mahlukatı yarattım ki, bana bir âyine olsun ve o âyinede cemalimi göreyim.” buyurmuştur.
Mayıs 11, 2009 5:12 pm
bu 40 kuraldan daha ötesi… söylenmeyip de söylenilmesi gerekeni var mı… Elif Şafak’ın AŞK’ını henüz okuyamadım ama Mevlana hayranı biri olarak bu 40 kuralı merak ediyordum.. Burada derli toplu bir arada görmek çok iyi oldu.
Kasım 18, 2009 3:21 pm
Mevlananın 40 kuralını okuduktan sonra uyumak insana okadar huzur veriyor ki bende odamın bir köşesine yazıp asmayı düşünüyorum:)
Kasım 27, 2009 2:46 pm
arkadaşlar yukarıdaki kurallar mevlanaya veya şemsi tebriziye ait değil bilakis tamamen elif şafak’ın kendisine aittir. kaynak: trt2, elif şafak röportajı